Kendi Yolunuzu Çizmelisiniz

Kendi Yolunuzu Çizmelisiniz

Kendi Yolunu Çizmenin Önemi

Bir iki haftadır yeni yazı yazayım diyorum sonra da neyse yarın yazarım deyip aksatıyorum. Az  önce bloga bir bakayım dedim, bir de ne göreyim? 4 haftadır yazı girmemişim erteleye erteleye. Lafı daha fazla uzatmadan konuya giriyorum. Bugünkü konumuz kendi yolunuzu çizmenizin gerekliliği.

Aslında bu konuya en büyük örnek 4 haftadır yazı girmemiş olmam. Aranızda benden beklentisi olan insanların var olduğunu biliyorum. Hayatlarının bana bağlı olduğunu düşünenler olduğunu görüyorum. Bu yüzden yazma gereği duydum bu yazıyı. 1 aydır yokum ve yokluğumu hissedenler olduğundan dolayı yazıyorum. Kendi kendime kuruntu yapmıyorum, gelen e-postalar ve mesajlardan çok net anlaşılıyor bu durum. Benden beklentiniz olmasın diye yazıyorum bu yazıyı. Sadece benden değil kimseden beklentiniz olmasın diye yazıyorum.

Hepimiz hayatlarımızın bir döneminde, hayatımın büyük bir bölümünde veya hayatımız boyunca bir kurtarıcı bekler dururuz. Bazen de kurtarıcıyı bulduğumuzu zanneder onun peşinden gideriz. Çünkü kurtuluşumuzun ona bağlı olduğunu düşünür, düşündürtürülürüz.

Bloga yazı girmediğim için blogun kitlesi öldü sadece has kitle kaldı. Siz yabancı değilsiniz size biraz daha açık olabilirim. Bu camiayla ilk tanıştığım zamanlarda sizin kadar ben de heyecanlıydım. Biraz geç kaldığımı düşünüyordum, keşke daha önce keşfetseydim de konuşabilseydim diyordum. Bu camiayla tanışan her erkeğin yaptığı gibi tcma okuyup kardeşliğe girmeye çalıştım, googlede aradım durdum, sonra bulamayınca pes ettim. Gba, gibicidede, mucks ve saymadığım diğerleri. Hepsini okuyup gaza gelip ulaşmaya çalıştım.

Hangi blog yazarını okursam okuyayım acayip gaza geliyor ve o adama ulaşmaya çalışıyordum. Gerçekte kim olduğunu öğrenmek için çabalıyordum. Öğrensem ne işime yarayacaktı? Hiç. Adamlara “abi yazını çok beğendim çok doğru şeyler yazmışsın beni anlatmışsın sana nasıl ulaşabilirim bana yardım et” diye mesajlar atıyordum. Hiçbir zaman da geri dönüş yapan olmuyordu. Sanki derdimin devası onlardaymış gibi… Zor dönemler geçirdim zor neyse ki atlattık 🙂

Kendi Yolunu Kendin Çiz

Bunu forumdaki kitle için anlatıyorum özellikle. Forumda bir güruh var, her yeni kayıt olup 2-3 iddialı paylaşım yapan adamın peşinden sürükleniyorlar. Adam kayıt oluyor sizi şöyle değiştireceğim, böyle geliştireceğim, herkes köleniz olacak diyor. Sonra bir bakıyorum altına hemen damlamış bizim elemanlar. Hoş geldin reis, sen farklısın reis, aman bizi bırakma reis…

Bu internet çok başka bir camia. Özellikle gizlilik konusunda çok rahatsınız. Benim gibi blogda kendi adınıza paylaşım yapıp kendi fotoğrafınızı yayınlamadığınız sürece mümkün değil sizi bulmaları. O yüzden yaratacağınız ütopyanın bir sınırı yok. Hemen oluştur bir blog veya sözlük hesabı. Kullanıcı adını iddialı bir isim yap, başlığı da aynı şekilde etkileyici bir şekilde yaz. Anlatmaya başla; hayatım şöyle güzel, insanlar böyle kölem, her istediğime sahibim. Siz de benim gibi bir hayata sahip olmak istiyorsanız benimle gelin, unutmayın bensiz olmaz. Ben olmazsam siz böyle kalırsınız, gelişemezsiniz. Bana ihtiyacınız var o yüzden bana saygı duyun hatta tapın.

Sonra doluşsun altına düşünme yetisinden yoksun veya umut dolu tazecik beyinler. Taze beyinler henüz hayat tecrübesi yaşamadığı için size inanmaları mümkün olan kitle. Düşünmekten yoksunları zaten biliyorsunuz bu kitle ipe sapa gelmez. Benim üzüldüğüm nokta taze beyinlerin bu gibi insanlar tarafından sömürülmesi. Tamam adam güzel şeylerden bahsediyor ama durun bakalım bir anlatsın neymiş derdi. Ne gerek var hemen adamı arşa ulaştırmanın? Ondan sonra adam biraz egosunu tatmin ettikten sonra ortalıktan kayboluyor, olan size oluyor.

Ne seviyedesiniz bilmiyorum ama önemli değil. İsterseniz insanlarla tek kelime bile konuşamayan birisi olun; sizi kurtaracak tek kişi sizsiniz. Ömrünüz boyunca karşınıza birçok insan çıkacak. Hepsi bir şeyler satmaya veya fikirler empoze etmeye çalışacak. Hepsi kurtuluşunun kendileri olduğunu söyleyecek. Bu sizlere uyguladıkları basit ama etkili birer manipülasyon tekniğinden ibarettir. Mahrum Bırakmak ve Tek Çare Benim manipülasyon tekniklerini kullanarak sizleri etki altına alıyorlar hepsi bu.

Kısaca bu teknikleri anlatayım sizlere. Önce karşındaki kitleye sahip olduğun güzelliklerden bahsedersin (hayal veya gerçek), sonra karşındakine eğer bana itaat etmezsen bu güzelliklerden mahrum kalırsın diyerek etkin altına alırsın. Diğer teknik ise şöyle sorunlarınız, böyle problemleriniz var ve tek çareniz benim. Bana itaat etmezseniz yardımcı olmam. Gördüğünüz gibi oldukça basit, sokakta birileri açıkça söylese götünüzle güleceğiniz şeyleri adamlar burada allayıp pullayıp önünüze sunuyor, siz de yiyorsunuz.

Kendi Yolunuzu Çizmenin Gerekliliği

Tekrar konumuza dönelim. İster inanın ister inanmayın, sizi kurtaracak tek kişi sizsiniz. İnsanların sizin üzerinizdeki etkisi sizin kendinize olan etkinizden daha sınırlıdır. Bir asker değilseniz ve emre itaat etme zorunluluğunuz yoksa dışarıdan gelen uyarılara tepki vermek zorunda değilsiniz. Çoğu zaman da vermezsiniz zaten. Hemen hemen her yazımda sporun öneminden bahsediyorum, her yerde sporun önemi anlatılıyor. Sporun ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyorsunuz, spor yapmanız gerektiğini biliyorsunuz ama yapmıyorsunuz. Çeşitli bahanelerle kendinizi haklı gösteriyorsunuz.

Hayatınızı kontrol etmek tamamen sizin elinizde. Bu nedenle dışarıdaki adamların sizin hayatınıza etkisi olamaz. Olay tamamen sizde bitiyor. Siz sorumluluklarınızın farkına varıp yerine getirirseniz sorun yok. Eğer siz sorumluluklarınızın farkında olup sorumluluklarınızdan kaçıyorsanız sorun var. Yani her iki durumda da farkındasınız ama sorunu yaratmak veya çözmek sizin elinizde.

Bir iki ay öncesinde her gün program hazırlayıp üyelere gönderiyordum. 3. güne kadar gönderdim ama adamlar her seferinde bahane buluyordu. Kendince haklılardı da. Sonra fark ettim ki benim adamlara hiçbir etkim olmuyor. Adam kurtulmak istese o bataklığın içinden çıkmak istese zaten çıkabilir ama istemiyor.

Sizler de böylesiniz. Kurtarıcı bekliyorsunuz ama kurtulmak istemiyorsunuz. Gerçekten kurtulmak istiyor olsaydınız eğer kurtarıcı beklemezdiniz. Siz sadece kendinizi iyi hissetmek ve sorumluluklarda kurtulmak için kurtarıcı bekliyorsunuz hepsi bu. O kurtarıcıya ulaşamadığınız zaman da “bizim elimizden kimse tutmadı” deyip sıyrılıyorsunuz. Gerçekten kurtulmayı isteseydiniz zaten kendi kendinizi kurtarır, düştüğünüz gibi kalkardınız.

Bu camiadan tanıştığım bir arkadaşım var. Okuyordur büyük ihtimalle bu yazıyı. O arkadaş üzerinde çok gözlemledim ben bu olayı. İlham perim olduğunu söyleyebilirim. Bu bahsettiğim arkadaşta diğer bahsettiklerim gibi. Hatta benle tanışması da bu hikayeye benziyor. Yazdıklarım adamın hoşuna gidiyor, kendisine yakın hissediyor ve tanışmak istiyor. Tanışıyoruz sonra bir şeyler oluyor ve bana başkasından bahsediyor. Sonra başkasından, sonra yine başkasından. Her hoşuna giden yazıdan sonra o adama ulaşmak istiyor. Ulaşabildiğinde ise tatminsizlik yaratıyor ve başka ulaşılacak kişiler belirliyor. Hep başkalarını kendinden üstün görüyor, o adamlara muhtaç olduğunu düşünüyor. Bu yüzden ilerleme kaydedemiyor.

Ben de bu hataları yaptım demiştim. Her okuduğum kişiye ulaşıp bana yardımcı olmasını istiyordum. Sonunda bir tanesine ulaşabildim, biraz konuştuk. Ulen adam da senin benim gibi bir insan. Sadece sorumluluklarından kaçmayıp onları yerine getiren bir insan hepsi bu. O zamanlar böyle düşünmüyordum tabi. Ulen adam sıradan insanmış boşu boşuna o kadar uğraştık diyordum. Kedinin yumak peşinde koşup yakaladıktan sonra sıkılması gibi bir olay bu. O adama ulaştıktan sonra bütün hevesim söndü. O olaydan çok çok sonra ise kendi yolumu çizmeye karar verdim. Elimden tutacak birini beklemek yerine başkalarının elinden tutabilmek için kendim ayağa kalktım. Bugünlerde gördüğünüz seviyedeyim.

Şimdi söyleyeceklerimi iyi dinleyin. Değişmek, düzelmek, gelişmek için desteğe, sihirli sözcüklere ihtiyacınız olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Birileri size sihirli sözler söyleyecek veya uygulamaları olarak gösterecek sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bu hiçbir zaman olmayacak. Ömrünüz boyunca sizi kurtarabilecek tek kişi siz olacaksınız. İnsanlar sizin izin verdiğiniz kadar zarar veya fayda sağlar. Siz birisinden bazı konularda yardım isteyebilirsiniz, adam size ne yapmanız gerektiğini söyleyebilir. Siz yapar veya yapmazsınız olay bundan ibaret. Siz uygulamaya geçmediğiniz sürece kimsenin size dışarıdan etkisi olamaz. Bu yüzden bırakın başkalarının gölgesinden gitmeyi.

Tcma müritleri, mucks müritleri gibi toksit kitleler var. Bunların tek problemi bir kurtarıcıya inanmaları ve onun peşinden gitmeleri. İnci sözlükte dolaşıyor hala bu tipler. Yazı ve konuşma stilleri tamamen kopya, düşünceler tamamen başkasına ait ama ortalıkta ben alfayım diye dolaşıyorlar. Ulen amına kodumun evladı sen profiline “ĚvøLùtîøŇ” yazan adamsın senin geçireceğin evrim en fazla normal insan seviyesine çıkmak olur.

Birilerinin peşinden körü körüne gitmek cehalettir aslında. Bazı insanlar okudukları her kitaptan, izledikleri her filmden, konuştuğu herkesten etkilenirler. Bir yazı okur adamın yazdıkları hoşuna gider psikoloji okumak ister, bir kitap okur o adamın yazdıklarından etkilenip hemen onun gibi olmaya çalışır, film izler filmdeki hayatı gerçeğe uyarlamaya çalışır. Başka film, başka kitap, başka kişi ile karşılaştığında ise bu sefer yeni karşılaştıklarına adapte olurlar. Bukalemun gibi ortama göre renk değiştirirler. Çünkü henüz cahillerdir ve ne istediklerini bilmiyorlardır. Siz ne istediğinizi bilmezseniz yönlendireniniz, şekil vereniniz ve ortada bırakanınız çok olur.

Hayal kırıklığına uğramak istemiyorsanız ben dahil kimsenin müridi olmayın. Siz farklı kişisiniz ben farklı kişiyim, hayatınızı ve düşüncelerinizi tamamen bana göre şekillendirip benim söylediğime göre hareket etmeniz mümkün değil. Aynı şey diğerleri için de geçerli. Beni ve diğerlerini size küçük çaplı aydınlatma yaşatan kişiler olarak görün kafi.

Hadi şimdi gidip kendinize bir yol haritası çizin ve çizginizi bozmadan ilerleyin.

Keyifli yolculuklar.

Godless Alpha
Bunlar da ilginizi çekebilir
Benzer yazıları okuyabilirsiniz.
 
Tembellikten Kurtulmak için 5 Saniye Kuralı!
  • ŞUBAT 16, 2019
  • 1080 görüntülenme
 
Olana Kadar Öyleymiş Gibi Davran
  • ŞUBAT 13, 2019
  • 904 görüntülenme
0 Yorum
Yorumları okuyabilir ve cevaplayabilirsiniz.

Yorum Yazın
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlendi.