• Yeni gelenler öncelikle Alfaloji Blog'da bulunan yazıları okusun.

Apollo'nun Alfa Akademisi (5. MESAJ YAYINDA!)

Katılım
7 Haziran 2018
Mesajlar
89
Beğeniler
133
Şehir
Ankara
#1
Selam dostlarım, nasılsınız iyi misiniz? Bu konuyu açmak için uzun zamandır düşünüyordum (yaklaşık bir saattir) ve harekete geçme vakti geldi. Şimdi başlıktan da anlaşılacağı üzere buraya bir ton öğreti yığacağım. Size bir şeyler aktarmadan önce kendi adıma neler yapıyorum onlardan bahsedeyim. Haftada en az üç gün düzenli olarak ağırlık kaldırıyorum. Günde en az 100 sayfa kitap okumaya özen gösteriyorum. Şu anda Udemy adlı siteden Piano eğitimi satın aldım ve Piano öğreniyorum. Haftaya sonunda yazılabildiğim ehliyet kursum var ve ona gideceğim. Aynı zamanda makaleler, araştırmalar okuyorum. Videolar izliyorum ve not alıyorum ki size de bir şeyler katabileyim. Ancak şu anda yaptığım en iyi proje bu ve üstüne gideceğim.

Peki bunu neden yapıyorum? Basit bir sebebi var.
Gerek bu forumun blog sitesinden, gerek farklı sitelerden, gerek TCMA yazılarından vs. bir ton şey okuduğunuzu biliyorum ancak ne yazık ki sadece okuyorsunuz. Hatta durum daha vahim, çoğu zaman ya okuduğunuzu anlamıyor ya da yanlış anlıyorsunuz ki sonuç hüsran oluyor. Odak noktanızın -ne yazık ki- büyük bir çoğunluğunun kadınlar olduğunun farkındayım ama bu kafa yapısıyla böyle devam ederseniz istediğinizi elde edemeyeceksiniz. Buraya her Allah'ın günü bildiğim tek bir konuyu yazacak ve açıklayacağım, duruma göre size görevler vereceğim ve sizden bu görevleri yapmanızı isteyeceğim. Çoğu zaman da sorular soracağım ve cevaplarını isteyeceğim. Kısacası bu konu, öğreti zinciri, interaktif bir biçimde gerçekleşecek. Bu yönüyle kısmen TCMA yazılarına benzeyecek ama ben kimsenin anasına sövmem merak etmeyin (telkinciler çıldırıyor). Her gün bir konuya değineceğim ve ona göre yazacağım için bilgi bombardımanına tutulmamış olacaksınız ve bu da öğrettiklerimin sindirilmesini kolaylaştıracak.Sistem şu şekilde işleyecek, her yaptığım güncellemeyi yeni bir başlık halinde bu mesaja ekleyeceğim böylece yorum kalabalığı olmamış olur. Siz de herhangi bir konuda cevap verecekseniz veya verdiğim görevin raporunu yazacaksanız ilk yazdığınız yorumu "editleyerek" buraya ekleyeceksiniz. Örneğin NoFap konusunda görev verdiysem onun raporunu;
"NoFap Görevi Raporu: 1 haftalık NoFap görevini tamamladım ve şunları yaşadım..." şeklinde vereceksiniz. Bir sonraki görevi aynı formatta aynı yoruma ekleyeceksiniz vs. böyle devam edecek. Eğer mesajdaki karakter sayısını doldurduysanız (ki bana da aynısı olacak muhtemelen, sınır var mı yok mu emin değilim) başka yoruma geçip en başına "'Nickiniz' 2. Sayfa" şeklinde başlık atmanızı istiyorum. Aynı şeyi ben de yapacağım ki hem sizin hem de benim takip etmem kolay olsun. Ayrıca yeni mesaja geçip geçmediğimi konunun başlığında belirtmiş olacağım, şöyle yazacak örneğin : Apollo'nun Alfa Akademisi (5. Mesaj) Böylece kaçıncı mesajımdan devam etmeniz gerektiğini anlayabileceksiniz.

Buraya ekleyeceğim bilgiler daha önce okumuş olduğunu şeyler olabilir ki çoğu öyle olacak aslında. Yine de sindirerek, her bir kelimesini anlayarak okumaya devam edin. Hiç öğrenmediyseniz öğrenmiş olursunuz. Tekrar okuyorsanız pekiştirmiş olursunuz.

Son olarak, buradaki bilgiler herkese açıktır ancak referans belirtmeksizin kopyala yapıştır şeklinde alıntı yapılmasını istemiyorum, emeğe saygı.
Hazırsanız başlayalım..

1. Bölüm: Konfor Alanı
Birinci bölüm kesinlikle ve kesinlikle konfor alanı ile başlamalıydı, çünkü diğer bölümlerde ele alınacak bir çok eylem konfor alanının dışına geçmekle gerçekleşebilir ancak. Şimdi kısaca size konfor alanının ne olduğundan bahsedeyim. Konfor alanı, beynimizin vücudumuza verdiği uyarılarla veya oynadığı oyunlarla bizi içinde tutmaya çalıştığı bir 'kolaycılık' alanıdır. Bu tanımdan ne olduğunu tam anlamamış olabilirsiniz, basit örnekler vermeme izin verin. Hani ertesi gün çok önemli bir sınavınız olmasına rağmen sizi masanın başından alıkoyan o tembellik duygusu var ya, işte o bir konfor alanıdır. Hani spora gitmeniz gerektiğini bilmenize rağmen kıçınızı o sıcak yatağınızdan çıkartamıyorsunuz ya, işte o bir konfor alanıdır. Hatta Bench Press yaparken 10. tekrarda aklınıza gelen "Artık tükendin, bir tekrar daha çıkaramazsın, zorlama kendini." şeklindeki düşünce var ya, ve bu düşünceye mukabil olarak ortaya çıkan kol ağrısı..İşte bunlar hem konfor alanı hem de beynimizin bize oynadığı bir oyun. Yani beynimiz bizi konfor alanı içerisinde tutmak istiyor, peki neden?

Aslında güzel amaçlar uğruna. Hala taş devrindeki atalarımızdan miras kalan 'temel genler' ile yaşadığımız için beynimiz bizi korumaya çalışıyor. Bunu da açıklamama izin verin, beyin gün içerisinde aldığınız kalorilerin %20'sini kullanır. Bu kalori canavarı organ, herkesin bildiği üzere bedenimizin yöneticisidir. Yolunda gitmeyen şeyler için uyarılar verirken yolunda giden şeyler için ise zevk duyguları yaratır ve mutlu olmamızı sağlar. Şimdi temel sorun tam olarak şu ki, beyin vücudumuzun daima energy saving modunda çalışmasını ister. Kıtlık zamanları için vücutta yağ depolamayı isteyen beynimiz, daha fazla yemek yememiz için ve mevcut depoları harcamamamız için spor yapmamızı istemez örneğin. Vay efendim kas gelişecekmiş de kızlar gelecekmiş de vs. bunlarla hiç mi hiç ilgilenmez. Beynimiz bizi hala evrimleşmenin ilk zamanlarında öğrettiği güdülerle yönetmektedir.

Buraya kadar her şey tamamsa devam ediyorum, beynimizin bize dayattığı uyarılara rağmen onun istediklerini yapmama olayına irade diyoruz. "Yatak sıcacık, gelsene." söylemlerine aldırmayıp her Allah'ın günü o salona giderseniz kas geliştirirsiniz. "Amaan, zaten bu zamana kadar adam gibi çalışmadın bile, şimdi ne kasacaksın beni boşa yorma." söylemlerini dinlemezseniz sınavdan yüksek not alacaksınız. "Kız falan tavlamaya ne gerek var, aç bir p*rno videosu başla aşağı yukarı yapmaya." söylemlerini dinlemezseniz hormon düzeyinizi ve beyin sağlığınızı düzeltecek ve böylece daha çekici bir hal alacaksınız. Bu yazdıklarımda eğer ki fark ettiyseniz tek bir ortak nokta var, KONFOR ALANI DIŞINA ÇIKTIĞINIZ HER EYLEM AYNI ZAMANDA SİZİ GELİŞTİREN EYLEMLERDİR! Bu söylediğim cümleyi tekrar tekrar okuyun, gelişmek için konfor alanınızın dışına çıkmak zorundasınız. Beyninizden gelen sinyalleri dinlemeyip ( bu tabii ki beyniniz size aksini bağırırken otobana atlamak değil ama zeki adamlarsınız anlamışsınızdır ) kendinizi geliştirecek şekilde her ne konuda olursa olsun çalışırsanız hem beyniniz hem vücudunuz buna adapte olmak zorunda kalır. Ancak beyin sinsidir, en ufak zayıflığınızda sizi yaptığınız işi bırakmanız için daima tekrar ve tekrar yoklayacaktır, uyanık olmalısınız.

Bir çoğunuzdan "Oo çok iyiymiş ya, yarın başlarım konfor alanımın dışına çıkmaya." söylendiğini duyar gibiyim, SAKIN. Bu alanı delip geçmek ve gerçek bir Alfa olmak adına ilk adımınızı atmak istiyorsanız, bu işe tam şu anda başlamak zorundasınız. Artık tembellik etmek yok, artık bahane üretmek yok, yapmanız gereken neyse onu yapacaksınız. Spora mı gitmeniz gerekiyor, gideceksiniz. Yeni bir dil mi öğrenmek istiyordunuz, hemen başlayın çalışmaya. Anneniz çöpü atmanızı istedi ama siz tam 3 saattir erteliyor musunuz(evet bir zamanlar ben de böyleydim ve çoğunuz hala böylesiniz), gidin atın o çöpü.

"Peki Apollo, bizi geride tutan bu hissi yenmek için kolay bir yol yok mu?" İrade gücünü sınayacak ama evet, var! Aynı zamanda bu sizin ilk göreviniz olacak.

1. Görev: 3,2,1 Taktiği:
Görevimiz son derece basit dostlarım. Yapmanız gereken şeyleri biliyor ama üşeniyorsunuz, bunu 3,2,1 taktiği ile kıracağız. Örneğin çöpü atmayı planlıyordunuz ama sabahtan beri forumda takılmaktan erteleyip durdunuz. Şimdi yapmanız gereken üçten geriye saymak ve 1'e geldikten sonra o an yaptığınız işi bırakıp yapmanız gereken işi yapmak. Yani üçten geriye sayıp biter bitmez kalkıyor ve çöpü atmaya gidiyorsunuz. Sonra eve geliyorsunuz, o gün gitar çalışmayı planlamıştınız ama çöpü bile atmadığınız için gitar da çalışmadınız. Hemen üçten geriye sayıyor ve oturuyorsunuz gitar akorlarının başına.

Bu gerçekten işe yarıyor mu? EVET. Buradaki olay beyni şartlandırmak aslında, bir nevi trick(numara). Ne kadar ufak olursa olsun, tamamladığınız her eylem beyninizdeki mutluluk mekanizmasını (ödül mekanizmasından kaynaklı olarak) tetikliyor ve iyi hissediyorsunuz. Gece yatmadan dişlerini fırçalamaya üşenen adamlar biliyorum ben. Şimdi sevgili dostum, üşenmiyor ve yapman gerekenleri üçten geriye sayıp yapmaya başlıyorsun. İşin güzel kısmı, bunu yaptıkça daha az zorlanmaya başlamanız, yani işler gittikçe kolaylaşacak ve tembellikten/ataletten kurtulacaksınız.

Şu andan başlamak üzere yarın 19:00'a kadar bunu uygulayın ve tamamladığınız işlemleri (çok özel olmadığı müddetçe :)) be hislerinizi buraya rapor halinde yazın. Sakın üşenmeyin, Alfa adamlar yapmaları gereken şeyleri yaparlar unutmayın. Yarın yeni bölümde görüşmek üzere dostlarım.
 
Katılım
7 Haziran 2018
Mesajlar
89
Beğeniler
133
Şehir
Ankara
#8
ÇOK ÖNEMLİ NOT: Sevgili dostlarım, mesajlarımız 1500 (ya da 15000 neyse artık) karakterden fazla uzunlukta olamıyormuş. Bu yüzden her bölümü ayrı mesajlar halinde yazmaya karar verdim, mesaj yazdığımda konu da üste taşınmış olacak bir nevi avantaj aslında. Bölümleri mesaj sayıma göre takip edebilirsiniz, siz de yazacağınız raporları ayrı mesajlarda başlığına ilgili bölümün ya da görevin başlığını yazarak buraya ekleyebilirsiniz.
2. Bölüm: Disiplini Sağlamak

Günaydın dostlarım, dün oldukça güzel yorumlar geldi ve yorum yapan arkadaşların azimli olması da beni ayrı olarak motive etti. Bu yüzden 2. bölümü akşamki görev raporlarınızı okuduktan sonra yazmak yerine sabah yazmak istedim ki siz de güne motivasyon dolu başlamış olun. Akşam veya yarın görev raporlarına ilişkin bir güncelleme geçeceğim merak etmeyin. Bugünkü konumuz disiplini sağlamak. Dün konfor alanının ne olduğunu öğrenmiş ve o alanı delip geçmek için azimli bir şekilde yola koyulmuştuk, ancak esas olan bu işin devamlı olmasıdır.

Bir işin devamlı olmasını sağlayan şeylerin en büyüğü iç motivasyondur. İç motivasyon diyorum çünkü insan motivasyonu dışarıdan da sağlayabilir. Yine de dışarıdan gelen motivasyon hiç bir zaman iç motivasyonumuz kadar kuvvet gösteremez, eğer gerçekten istediğiniz bir şey varsa ona mutlaka ulaşırsınız. En azından denersiniz. Bu söylem çok önemli, kaybetmek sorun değil ancak denememek zayıflık işidir ve Alfalar asla zayıf olamazlar.

Size burada acı ve gözyaşı vaat ediyorum. Kolay olacağını söylemedim. Aksine gün geçtikçe daha da zorlaşacak, iradenizi daha da zorlayacağım. Bu mücadeleden ancak strese ve zorluklara dayanabilenler sağ çıkabilir. Zaten doğanın da kanunu bu değil midir? Güçlü olan hala sahnede yer alırken güçsüzlerin soyu çoktan tükendi...

Bugün zorluk seviyesini on tık arttıracağız. "Apollo, kademe kademe ilerlesek daha iyi olmaz mıydı?" diyorsunuz belki de... Dostlarım, zaten kademe kademe ilerliyoruz. Ancak tırmanmak istediğimiz bu dağ öyle dik yamaçlara sahip ki, her bir kademesi resmen KATLANARAK ARTIYOR. Ancak korkmayın, dirayet gösterip dediklerimi benimsediğiniz sürece hiç bir yamaç aşağı düşmenize sebep olmayacak. Dağın zirvesinde öyle bir manzara var ki... Sadece sabırlı olun.

Disiplini sağlamak... Nedir disiplin? Disiplin en basit tabiriyle sevmediğiniz bir işi bile seviyormuş gibi yapmanızdır. Canınız yana yana o ağırlığı kaldırmanız bir disiplindir. Hep vücut geliştirmeden örnek veriyorum, biliyorum. Ancak vücut geliştirmek beden değil zihin işidir, bunun sebebini de bir bölümde detaylıca konuşacağız. Vücut geliştirme sporunda 'Şampiyon Tekrarları' denen bir kavram vardır. Herkesin tükenip bıraktığı yerde devam edebilenler şampiyon tekrarlarını yaparlar ve onlar şampiyon olacaklardır. İşte sizden istediğim kendinizi buna adapte etmeniz, hem de hayatın her alanında! Bunu aynı zamanda sürekli bir istikrar ile yapmanız gerekiyor. Kesinti kesinlikle yasak. Peki bunu nerelere adapte edeceğiz? Spor, okul, sosyal hayat vs. nereye isterseniz oraya. Özellikle kazanmak istediğiniz veya bırakmak istediğiniz alışkanlıklara disiplin sistemimizi adapte edeceksiniz. Hani bir ata sözümüz vardır, "Damlaya damlaya göl olur." deriz. Günde 2TL biriktirseniz senede 730TL biriktirirsiniz... Günde 20gr yağ yaksanız senede 7,300gr yağ yakarsınız ! Günde %2 gelişseniz senede %730 gelişmiş olacaksınız ! Rakamlar, sayılar... Bunlar yalnızca teferruattan ibaret. Elbette ki en yüksek verimi istiyoruz, elbette daha kısa zamanda daha çabuk yükselmek istiyoruz... Ancak unutmayın, dolabın üzerindeki kurabiye kavanozunu alabilmek için senelerce büyümeyi beklediniz... Ve unutmayın; hiç bir güzel ödül, uğruna bir uğraş ve mücadele olmadan kazanılamaz... Bir şekilde kazanılsa bile elde tutulamaz !

2. Görev: Zinciri Kırma
Ana fikri kaptığınızı düşünüyorum, eğer tam anlayamadıysanız tekrar okuyun lütfen... Size ana fikri sunarken bile balık vermek yerine balık tutmayı öğreteceğim, çünkü hayatta daima satır aralarını okumak ve detaylara aşina olmak önemlidir. Çıkarım yapmayı öğrenmeniz gerekiyor, siz bu potansiyele sahipsiniz..

İkinci görevimiz birincinin üstüne eklenerek ilerleyecek ve daha uzun soluklu olacak. Önceki görevde 3,2,1 Taktiğini öğrenmiş ve uygulamaya başlamıştık. Bu taktik anlık olarak yapmamız gereken işleri tembellik göstermeden yapmamızı sağlıyordu, böylece günümüzü daha verimli geçirmiş olacağız ve bahane üretme mekanizmasını bir noktaya kadar kıracağız. Ancak bunu her gün yapmalısınız, ta ki beyniniz bunu bir alışkanlık haline getirene kadar (sonrasında da yapmaya devam edeceğiz ancak daha kolay olacak). Araştırmalara göre insan beyni bir eylemi her gün yaparsa 21 gün sonunda o eylemi alışkanlık haline getiriyor. 21 gün boyunca kitap okursanız 21. günden sonra kitap okumak için kendinizi daha az zorlayacaksınız ve bir süre sonra kitap okumadığınız zaman, kitap okuma alışkanlığını yerine getirmediğiniz için rahatsızlık hissedeceksiniz. Bu formül ne yazık ki her türlü eylem için geçerli, yani 21 gün sigara içerseniz sigara içmek sizin için bir alışkanlık haline gelecek. Ancak biz alışkanlık kazanma formülünü güzel alışkanlıklar için kullanacağız;kitap okumak, spora gitmek, çalışmak, araştırmak vs. gibi.(ÖNEMLİ NOT: NoFap ve Sigara bırakma olayları için ayrı bölümler yazacağım, bunlar için acele etmenize gerek yok, şu an için sadece olumlu alışkanlıklar kazanmaya odaklanın.)

İşte bu noktada, 3,2,1 Taktiği gibi kendinizi motive edeceğiniz bir teknik öğreteceğim size: Zinciri Kırma. Bu tekniğin tarihçesi ve daha detaylı bilgileri için "Barış Özcan" isimli ünlü Youtuber'ın 'Zinciri Kırma' isimli videosunu izleyebilirsiniz (Youtube'daki en iyi Türk kanallardan biridir, mutlaka takip edin). Ancak ben size burada yeterli bilgiyi vereceğim. Yapmanız gereken şey çok basit. Kendinize bir adet takvim alıyorsunuz, duvar veya masa takvimi olabilir. Ya da bilgisayardan kutucukları olan bir takvim hazırlayıp çıktısını alabilirsiniz, hiç önemli değil. Sonra gidip takvimin en üstüne amacınızı yazıyorsunuz. Örneğin "Günde iki adet bilimsel makale okuyacağım!". İlk gün iki adet bilimsel makalenizi okuyorsunuz ve gidip takvimde o güne ait kutucuğa kocaman bir çarpı atıyorsunuz. Ertesi gün tekrar aynı işlemi uyguluyorsunuz, bir sonraki gün tekrar... Bu şekilde 21 gün devam ettiğiniz takdirde göreceksiniz ki attığınız çarpılar birleşmiş ve kocaman bir zincir oluşturmuş ! İşte o zincirdeki tek bir boşluk (yani çarpı atmadığınız tek bir kutucuk) zinciri kırdığınız anlamına geliyor. Kendinizi yapmadığınız bir eylem için takviminize çarpı atarak sakın kandırmayın. Eğer zinciri kırarsanız, baştan başlayın. Disiplin sahibi olana kadar bu işlemi gerçekleştirin, oldukça işinize yarayacak.

Bunlar çok basit teknikler beyler, üşenmeyin. Zaten üşengeçliğinizi nasıl kıracağınızı önceki bölümde anlatmıştık. Disiplin ve irade gücünü kazanmanız çok önemli, bir ay acısını çekersiniz ancak sonra kendinize katmaya başladığınız değer her şeyin önüne geçer emin olun. Bu görevin tamamlanması için ay sonuna kadar vaktiniz var ! Yani tam 21 gün ! Bu 21 günü başarıyla tamamladığınızda kazandığınız alışkanlığınızı devam ettireceğinize ve yeni bir alışkanlık için başka bir zincir örmeye başlayacağınıza hiç şüphem yok. Hemen bugün bir alışkanlık edinin ve 21 gün erkekler gibi o zinciri örün ! Ayın 31'i olduğunda buraya raporunuzu girin, üşenmeyeceğim hepsini okuyacağım. Bakalım bunu başarıp raporu yazmayı unutmayan kaç tane adam gibi adam olacak burada. Bu görevi ancak gerçekten Alfa olmak isteyenler yapacaktır, çünkü ALFA OLMAK AYNI ZAMANDA İRADE VE DİSİPLİN İŞİDİR. Biraz sorumluluk kazanın, güzel günler yakın... Yarınki bölümde görüşmek üzere, hadi eyvallah.
 
Üst