Bir Bilgisayar Gibi Düşünmek (1.Kısım)

Kuşçubaşı

Blog Yazarı
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
9 Nisan 2018
Mesajlar
171
Beğeniler
662
Şehir
Antalya
#1
4c2de5df7ec88fb93d5f89cd68600ddd.jpg

Bilgisayarlara hep hayran olmuşumdur, şu an opsiyonları her ne kadar bizim kadar çok olmasa da yakın zaman içerisinde (en fazla 50 yıl) yapay zekanın bizden daha üstün konuma geçecek olmasından dolayı değil; bilgisayarlar bize hayatın birçok noktasında yol gösterici konumunu da üstleniyorlar.

Hayır, Google'dan bir şeyler aratmaktan bahsetmiyorum. Bahsettiğim şey bilgisayarın karar yapısı. Bilgisayar rasyonalist bir cihazdır, yani herhangi bir virüs ya da misafir çocuğu musallat olmadığı müddetçe tüm seçenekleri en mantıklı olacak şekilde seçer ve işler. Ve aslında, bu yapıyı bilen bir insan hayatına da bunu uygulayabilir. Unuttunuz mu yoksa ? En nihayetinde bilgisayarı meydana getiren de bizim beyinlerimiz :)

Eğer bilgisayar insanlığın beyninden çıkmış bir icat ise, o halde bu icat beynimizin karar yapısına da uygulanabilir.

Karmaşık mı geldi konu ? Gelmesin, çünkü bu karar mekanizmasını hayatınıza oturttuğunuz andan itibaren birçok konuda kendi virüslerinize yani bilinçaltınızdan gelen duygulara karşın mantıklı kararlar verebileceksiniz. Duyguların esiri olmak mecburiyetinde değilsiniz, yalnızca bir bilgisayar gibi mantıklı kararlar vermeniz yetecektir.

O halde başlayalım:

1- Keşif/Sömürü Sistemi

SÖMÜRÜ

Bilgisayarlar tıpkı beynimizin prefrontal korteksine benzer: en az enerji ile en fazla yarar sağlayacak rasyonel kararı seçmeye çalışır. Şöyle örnek verelim: sadece 1 kere geldiğiniz bir şehirdesiniz ve yalnızca 1 saatiniz var, sonra geri döneceksiniz. Karnınız aç ve hem sevdiğiniz hem de sizi doyurabilecek bir restorana gitmek istiyorsunuz. Size 10 tane restoran seçeneği sunuluyor. Hangisini seçeceksiniz ? Kararsız mı kaldınız ? Doğrudur, çünkü hiçbirini bilmiyorsunuz, önceden gitmediniz ve deneyimlemediniz. Durun bir dakika! Bir Joker vereyim o halde size: Bu 10 restorandan birine arkadaşlarınızla bu şehre ilk geldiğinizde gitmiş ve beğenmiştiniz. BİNGO! Artık bu kısıtlı vakitte gidip de yemeğinizi rahatça yiyebildiğiniz ve önceden deneyimlemiş olduğunuz bir restoran mevcut. Diğerlerine gidip de "acaba iyi mi, yemekleri nasıl, doyurur mu, ne kadar sürede getirirler" vb. sorularla kendinizi yormanıza gerek yok. Bu kısıtlı sürede, önceden deneyimlediğiniz mevcut bilginizi "sömürerek" en mantıklı kararı verdiniz.

İşte buna "sömürme" denir. Eğer mevcut süre az, harcanmak istenen enerji minimum ise bilgisayar elbette ki önceden hafızasına aldığı bilgiyi seçecektir; tıpkı beynimiz gibi. Mesela yaşlı insanlar tam bir sömürücü bilgisayar tipidir, artık belli bir yaşa gelmiştir ve birçok deneyim elde etmişlerdir. Artık bu deneyimleri "sömürme vaktidir". Üstelik yeni şeyler denemek için enerjileri ne de yeteri kadar zamanları vardır. Rasyonel olanı yaparlar ve mevcut bilgilerini sömürürler.

n-GRUMPY-OLD-MEN-628x314.jpg

Peki ya tersi ? Şimdi de onu inceleyelim.

KEŞİF

Yine bir şehir senaryosu kuralım. Mesela yaşadığınız şehri düşünün. Ne kadar çok mekan biliyorsunuz değil mi ? Gidilecek yerler, gezilecek doğal güzellikler, tarihi yerler, kafeler barlar, restoranlar... Nerede ne yapılacağını, nerede ne yenileceğini, nereden nasıl gidileceğini yani kısacası şehirle ilgili neredeyse her şeyi bilirsiniz: çünkü şehir hakkındaki bilgileri keşfettiniz ve şimdi de o bilgileri sömürüyorsunuz. Çünkü keşfetmek için yeteri kadar zamanınız vardı. Mesela şehrinizde size 10 tane restoran seçeneği sunulduğunu hayal edelim, bu restoranlardan 8'ine halihazırda zaten birçok kere gittiniz, geriye kalan 2'sine ise hiç gitmediniz. Bu durumda en mantıklı karar nedir ? Elbette ki o 2 restoranı da keşfetmek ve gelecekte o restoran hakkındaki bilgiyi sömürmektir. Belki de çok iyi bir yer keşfetmiş olacaksınız, belki de yemekleri harikadır ve kız arkadaşınıza ya da şehir dışından gelen misafirlerinize güzel bir ziyafet çektirerek damak zevkiniz hakkında takdirleri toplayarak övünebilirsiniz.

Zamanınız bol, sizi kısıtlayan herhangi bir durum mevcut değil, o halde keşif yapmak en mantıklı karar olacaktır. Bu keşif sayesinde sömürülecek yeni bilgiler yaratmış olacaksınız beyninizde.

Mesela bebeklere bakın, hepsi küçük birer Kristof Kolomb'dur. Çünkü bolca zamanları ve deneyimlemedikleri birçok şey var. Garibimin sömüreceği bir şeyi yok ki anne sütünden başka, e o da haliyle keşif yolunu seçiyor. Mesela neyin yenip neyin yenmeyeceğini bilmiyor, belki de ağzına aldığı bir cisim oldukça tatlı ve güzel gelecek ve beyni hemen bu bilgiyi depolayacak, bundan sonra da o cismi seçecek; belki de yemeye çalıştığı bir cisim de ona çok iğrenç, acı gelecek ve beyni bu bilgiyi sömürerek artık o cisimden uzak durması gerektiğini öğrenecek.

Bu yüzden bebekleri izlemeyi severim, bu küçük ve sevimli canlıların keşif/sömürge sisteminin "keşif" bölümünü oldukça etkili bir şekilde uyguluyor olduklarını gözlemlemek beni mutlu ediyor.

baby-girl-eating.jpg

Gördüğünüz üzere, bilgisayar gibi düşünmek adlı serimin ilk bölümündeki keşif/ödül sistemine dair birka çörnek ile özetledim. Daha fazla örnek vermek yerine sizi kendi hayatınız üzerine düşünmeye davet ediyorum. Sizce hayatınızda bir bilgisayarın yaptığı gibi keşif/ödül sistemini kullanmanız gereken alanlar neler ? Bu konuda ne yapacak ve hangi kararları alacaksınız ? Bazı kararlar için zamanınız ve mevcut durumunuz kısıtlı mı ? Sizin yerinizde olsa bir bilgisayar nasıl karar verirdi ?

Bunları da yorumlarda belirtin.

İYİ FORUMLAR!
 
Son düzenleme:
Katılım
30 Kasım 2018
Mesajlar
12
Beğeniler
35
Şehir
İzmir
#2
Bence beynimizin çalışma sistemi bizi bazen yanılgıya düşürüyor. Sadece bir kez gittiğimiz restoranda yemekler berbatsa bir daha gitmeyiz. Çünkü o gün berbat yemek hazırlamışlarsa her gün böyle yapıyorlar diyerek genelleme yaparız. Olayları neden sonuç ilişkisi içinde açıklamaya çalışırız. Mesaj attığımız arkadaş bize dönüş yapmamışsa demek ki gözünde o kadar önemli, değerli biri değilmişiz diye düşünürüz.
 
Katılım
8 Nisan 2018
Mesajlar
114
Beğeniler
41
Yaş
21
Şehir
Balıkesir
#3
Bence beynimizin çalışma sistemi bizi bazen yanılgıya düşürüyor. Sadece bir kez gittiğimiz restoranda yemekler berbatsa bir daha gitmeyiz. Çünkü o gün berbat yemek hazırlamışlarsa her gün böyle yapıyorlar diyerek genelleme yaparız. Olayları neden sonuç ilişkisi içinde açıklamaya çalışırız. Mesaj attığımız arkadaş bize dönüş yapmamışsa demek ki gözünde o kadar önemli, değerli biri değilmişiz diye düşünürüz.
Mesaj attığımız arkadaşın bize o an geri dönmemesi durumunda onun hakkında kötü düşünmek ya yüksek bir egonun yada yıkıklığın sonucudur bir süre sonra 2-3 kere daha denersin dönmüyorsa ozaman bir sorun vardır yeni bir restorana gittiğimizde ise istediği kadar lüks olsun oranın bizim için bir değeri yoktur ve kötü yemek veya muameleye denk geldiğimizde şansımızı birdaha denemeyiz ve yatırımımızı garantiye alırız aynı yeni tanışılan bir insanda olduğu gibi eğer aramanıza dönmediyse yolunuza bakarsınız 2.yi denemezsiniz çünkü o restoranı ve o insanı öyle tanıdık.
 
Katılım
30 Kasım 2018
Mesajlar
12
Beğeniler
35
Şehir
İzmir
#4
Yüksek egolu ya da yıkık diye tabir ettiğimiz insanlarda böyle hatalı muhakemeler yapa yapa bu hale gelir. Restorana ikinci şansı versek ne olur vermesek ne olur. Ama genelleme hatası büyük bir fırsatı kaçırmaya neden olabilir.
 
Katılım
10 Kasım 2018
Mesajlar
94
Beğeniler
200
Yaş
18
Şehir
Kayseri
#5
Ekli dosyayı görüntüle 500

Bilgisayarlara hep hayran olmuşumdur, şu an opsiyonları her ne kadar bizim kadar çok olmasa da yakın zaman içerisinde (en fazla 50 yıl) yapay zekanın bizden daha üstün konuma geçecek olmasından dolayı değil; bilgisayarlar bize hayatın birçok noktasında yol gösterici konumunu da üstleniyorlar.

Hayır, Google'dan bir şeyler aratmaktan bahsetmiyorum. Bahsettiğim şey bilgisayarın karar yapısı. Bilgisayar rasyonalist bir cihazdır, yani herhangi bir virüs ya da misafir çocuğu musallat olmadığı müddetçe tüm seçenekleri en mantıklı olacak şekilde seçer ve işler. Ve aslında, bu yapıyı bilen bir insan hayatına da bunu uygulayabilir. Unuttunuz mu yoksa ? En nihayetinde bilgisayarı meydana getiren de bizim beyinlerimiz :)

Eğer bilgisayar insanlığın beyninden çıkmış bir icat ise, o halde bu icat beynimizin karar yapısına da uygulanabilir.

Karmaşık mı geldi konu ? Gelmesin, çünkü bu karar mekanizmasını hayatınıza oturttuğunuz andan itibaren birçok konuda kendi virüslerinize yani bilinçaltınızdan gelen duygulara karşın mantıklı kararlar verebileceksiniz. Duyguların esiri olmak mecburiyetinde değilsiniz, yalnızca bir bilgisayar gibi mantıklı kararlar vermeniz yetecektir.

O halde başlayalım:

1- Keşif/Sömürü Sistemi

SÖMÜRÜ

Bilgisayarlar tıpkı beynimizin prefrontal korteksine benzer: en az enerji ile en fazla yarar sağlayacak rasyonel kararı seçmeye çalışır. Şöyle örnek verelim: sadece 1 kere geldiğiniz bir şehirdesiniz ve yalnızca 1 saatiniz var, sonra geri döneceksiniz. Karnınız aç ve hem sevdiğiniz hem de sizi doyurabilecek bir restorana gitmek istiyorsunuz. Size 10 tane restoran seçeneği sunuluyor. Hangisini seçeceksiniz ? Kararsız mı kaldınız ? Doğrudur, çünkü hiçbirini bilmiyorsunuz, önceden gitmediniz ve deneyimlemediniz. Durun bir dakika! Bir Joker vereyim o halde size: Bu 10 restorandan birine arkadaşlarınızla bu şehre ilk geldiğinizde gitmiş ve beğenmiştiniz. BİNGO! Artık bu kısıtlı vakitte gidip de yemeğinizi rahatça yiyebildiğiniz ve önceden deneyimlemiş olduğunuz bir restoran mevcut. Diğerlerine gidip de "acaba iyi mi, yemekleri nasıl, doyurur mu, ne kadar sürede getirirler" vb. sorularla kendinizi yormanıza gerek yok. Bu kısıtlı sürede, önceden deneyimlediğiniz mevcut bilginizi "sömürerek" en mantıklı kararı verdiniz.

İşte buna "sömürme" denir. Eğer mevcut süre az, harcanmak istenen enerji minimum ise bilgisayar elbette ki önceden hafızasına aldığı bilgiyi seçecektir; tıpkı beynimiz gibi. Mesela yaşlı insanlar tam bir sömürücü bilgisayar tipidir, artık belli bir yaşa gelmiştir ve birçok deneyim elde etmişlerdir. Artık bu deneyimleri "sömürme vaktidir". Üstelik yeni şeyler denemek için enerjileri ne de yeteri kadar zamanları vardır. Rasyonel olanı yaparlar ve mevcut bilgilerini sömürürler.

Ekli dosyayı görüntüle 501

Peki ya tersi ? Şimdi de onu inceleyelim.

KEŞİF

Yine bir şehir senaryosu kuralım. Mesela yaşadığınız şehri düşünün. Ne kadar çok mekan biliyorsunuz değil mi ? Gidilecek yerler, gezilecek doğal güzellikler, tarihi yerler, kafeler barlar, restoranlar... Nerede ne yapılacağını, nerede ne yenileceğini, nereden nasıl gidileceğini yani kısacası şehirle ilgili neredeyse her şeyi bilirsiniz: çünkü şehir hakkındaki bilgileri keşfettiniz ve şimdi de o bilgileri sömürüyorsunuz. Çünkü keşfetmek için yeteri kadar zamanınız vardı. Mesela şehrinizde size 10 tane restoran seçeneği sunulduğunu hayal edelim, bu restoranlardan 8'ine halihazırda zaten birçok kere gittiniz, geriye kalan 2'sine ise hiç gitmediniz. Bu durumda en mantıklı karar nedir ? Elbette ki o 2 restoranı da keşfetmek ve gelecekte o restoran hakkındaki bilgiyi sömürmektir. Belki de çok iyi bir yer keşfetmiş olacaksınız, belki de yemekleri harikadır ve kız arkadaşınıza ya da şehir dışından gelen misafirlerinize güzel bir ziyafet çektirerek damak zevkiniz hakkında takdirleri toplayarak övünebilirsiniz.

Zamanınız bol, sizi kısıtlayan herhangi bir durum mevcut değil, o halde keşif yapmak en mantıklı karar olacaktır. Bu keşif sayesinde sömürülecek yeni bilgiler yaratmış olacaksınız beyninizde.

Mesela bebeklere bakın, hepsi küçük birer Kristof Kolomb'dur. Çünkü bolca zamanları ve deneyimlemedikleri birçok şey var. Garibimin sömüreceği bir şeyi yok ki anne sütünden başka, e o da haliyle keşif yolunu seçiyor. Mesela neyin yenip neyin yenmeyeceğini bilmiyor, belki de ağzına aldığı bir cisim oldukça tatlı ve güzel gelecek ve beyni hemen bu bilgiyi depolayacak, bundan sonra da o cismi seçecek; belki de yemeye çalıştığı bir cisim de ona çok iğrenç, acı gelecek ve beyni bu bilgiyi sömürerek artık o cisimden uzak durması gerektiğini öğrenecek.

Bu yüzden bebekleri izlemeyi severim, bu küçük ve sevimli canlıların keşif/sömürge sisteminin "keşif" bölümünü oldukça etkili bir şekilde uyguluyor olduklarını gözlemlemek beni mutlu ediyor.

Ekli dosyayı görüntüle 502

Gördüğünüz üzere, bilgisayar gibi düşünmek adlı serimin ilk bölümündeki keşif/ödül sistemine dair birka çörnek ile özetledim. Daha fazla örnek vermek yerine sizi kendi hayatınız üzerine düşünmeye davet ediyorum. Sizce hayatınızda bir bilgisayarın yaptığı gibi keşif/ödül sistemini kullanmanız gereken alanlar neler ? Bu konuda ne yapacak ve hangi kararları alacaksınız ? Bazı kararlar için zamanınız ve mevcut durumunuz kısıtlı mı ? Sizin yerinizde olsa bir bilgisayar nasıl karar verirdi ?

Bunları da yorumlarda belirtin.

İYİ FORUMLAR!
Yazı insan hayatına uyarlanırsa fazlasıyla faydalı ve güzel bir yazı. Örnek vermekten kaçınma taraftarıyımdır çoğunlukla. Lakin sömürü sisteminin benim hayatımdaki yerinin keşif sisteminden çok daha büyük yer tuttuğunu söyleyebilirim. Zira keşif destek veriler olmadan yapılmamalıdır bence.( Bilgisayar ile ortak yönlerden birisi). Kapsamlı ve güvenilir bir araştırma yapmadan asla ama asla keşif moduna geçmem. Çünkü keşif güdüsünün insanın zaaflarını ortaya çıkardığını ve doğru kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Güvenli olduğuna emin olduğum alandan(Sömürge Bölgelerim) kesinlikle güvenilir olduğuna emin olmadan çıkmam.
 
Üst