• ADBlock (Reklam Engelleyici) aktif olduğunda sitedeki videoları görüntüleyemezsiniz. Videoları izleyebilmek için reklamengelleyicilerinizi devre dışı bırakmalısınız.

Çekim Yasası ve Düşüncelerim

kairicyril

Üye
Katılım
20 Kasım 2018
Mesajlar
63
Şehir
Ankara
Beyler hepiniz tekrardan hoş geldiniz. Bugün forumda "okyanus" adlı fahri üyenin değindiği ve bize hatırlattığı çekim yasası hakkında yazmak istiyorum. Genel anlamda diğer konulara ağırlık verdiğimiz için bu konu geri planda kaldı. Şahsi fikrimce çok önemli bir konuya parmak bastı bu yüzden kendisine teşekkür etmek istiyorum.

Çekim yasası hakkında belirli bir bilgi birikimim olsa da ilerleyen süreçte daha fazla araştırma yapıp, bu konunun bilimle ortak ve zıt düştüğü noktaları da ele almak istiyorum. Bu yazımda sadece çekim yasası hakkındaki gözlemlerime ve düşüncelerime yer vereceğim.

Asıl konumuza gelmeden önce bir şey hakkında daha konuşmak istiyorum. Forumda bazen gereksiz polemiklere ve tartışma şekillerine rastlıyorum. Bir konuyu eleştirirken veya bir konu hakkındaki düşüncelerinizi söylerken belirli bir saygı çerçevesinin aşılmaması gerektiğini düşünüyorum çünkü bu tarz polemiklerin ve tartışmaların kimseye bir faydası yok. Gereksiz tartışmalar ve polemikler yaratmak yerine bir şeyler öğrenmeye ve yeni şeyler katmaya odaklanmamız hepimiz için daha iyi olacaktır.

Çekim Yasası Nedir?
Çekim yasası kısaca istenilen veya arzulanan bir şeye odaklanılması sonucunda onun gerçekleşmesidir. "Düşündüğünüz, arzuladığınız ve odaklandığınız şey neyse onu elde edersiniz." prensibini esas alır. NLP'nin sıkça ilgilendiği ve üzerinde durduğu bir konudur.

*NLP: Neuro Linguistic Programming

Çekim Yasası Hakkında Okuduklarım ve Kendi Gözlemlerim
Çekim yasasını en çok ikili insan ilişkilerinde gözlemledim ve olayı bu konu üzerinden anlatacağım ama burada kritik bir nokta var. Gözlemlediğim kişilerin ortak noktası, ne istediğini bilen, istediği şey ile ilgili doğru adımları atabilen, farkındalığı yüksek ve kendi benliğinin farkında olan insanlar olmasıydı. Genel olarak olumlu düşüncelere sahiplerdi. İstedikleri şeyleri gerçekleştirmek için doğru yönde emek veren kişilerdi. Bu noktadan hareketle aslında hep söylediğimiz bir şey var. Her şeyden önce kendi benliğinizin farkında olup, kendinizi geliştirdikten sonra aslında yolun önemli kısmını atlatmış oluyorsunuz. Yolun bu kısmını geçtikten sonra kadınlar konusu da dahil bir çok konuda ne istediğinizi belirleyeceğiniz seviyeye gelmiş oluyorsunuz. Farkında olsanız da olmasanız da aslında süreç böyle işliyor.

NLP kitaplarında çekim yasasına ve çapalama tekniklerine rastlayacaksınız. Anlatacağım şeyin dayanak noktası bu iki noktaya dayanıyor. NLP kitaplarında genel olarak "Birbirine benzeyen insanlar birbirini çeker ve birbirine karşı çekim duyar." ifadesini sıkça göreceksiniz.

Okuduklarım ve gözlemlerim sonucunda birbirine benzeyen çiftler (hobileri, hayat görüşleri, yaşam tarzları vs.) benzer beden dilini kullanıyor ve kullandığı kelimeler iletişim yolu açısından benzerlik gösteriyor. Böyle insanlar arasındaki ilişkinin de genel anlamda mutlu ve eğlenceli olduğunu gözlemledim. Ayrıntıya da girebiliriz ama yazının uzun ve sıkıcı olmaması açısından kısaca anlatmam gerekirse, aynı şeyleri seven ve düşünce yapıları benzerlik gösteren yani birbirine benzeyen insanlar ilginç bir şekilde birbirlerinin dikkatini çekiyor. Bir şekilde denk geliyor ve bunu en net NLP açıklıyor. Birbirine benzemeyen çiftlerle karşılaştırdığınız zaman gerçekten aradaki fark hissediliyor. Bunun dışında, cinsiyet fark etmeksizin çok iyi anlaşan ve birlikte bir şeyler yapabilen insanlarda da benzer durum söz konusu. Düşündüğünüz zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Kendi yaşantımdan örnek vereyim. Okuduğum kitaptaki çekim yasası konusundan sonra aklıma bazı düşünceler düştü. Olay o gece kendime sorduğum bir soruyla başladı ve aslında çoğu şeyi o gece fark ettim. Aklıma takılan düşünce ve devamında gelen soru "Son 1-2 yılda ilgimi çeken veya tesadüf rastladığım kızların (Tabi hepsiyle bir şekilde konuştum) neredeyse hepsi ya sanata düşkündü ya da enstrüman çalıyordu ve bunlar az sayıda değildi. Peki bu sürecin öncesinde karşılaştıklarım neden böyle değildi?" sorusuydu. Bu sorunun devamında geçmişimden bugüne doğru ayrıntılı düşündüğümde gerçekten ortada ilginç bir durum vardı. Geçmişimi ele aldığımda sanata ve enstrüman çalmaya hep bir ilgim vardı ama son 4 yıllık süreçte bu hedef için bir şeyler yaptım. Bu sürecin öncesinde sanatla pek ilgilenmediğim, sanatla ilgili pek kitap okumadığım ve enstrüman çalmadığım zamanlarda denk gelen kız modelleri gerçekten çok farklıydı. Belirli bir birikime ulaşma ve çaldığım enstrümanı ilerletme konusunda önemli yol katettiğim zaman dilimi son 2 yıldı. İstediğim ve hayal ettiğim kadın modeli, sanata düşkün ve sanat hakkında bilgi birikimine sahip olan bir kadın modeliydi. Enstrüman çalması da istediğim bir şeydi ama bu konuya çok takılmıyordum. Aslında kadınlar konusunda ve bunun dışındaki diğer konularda istediğim şeyleri tam olarak şekillendirdiğim sürecin son 2 yıl olduğunu da görmüş oldum. Ne istediğimi bildiğim ve bu istediğim şeyle ilgili bir birikime sahip olmak için emek verdiğim zaman, istediğim şeyin bir şekilde gerçekleştiği sonucuna vardım. Ben kadınlar üzerinden örnek verdim ama düşündüğünüzde çok farklı konular da gün yüzüne çıkacak.

Evet beyler belki aklıma gelmeyen örnekler de vardır ama yüzeysel olarak çekim yasasıyla ilgili gözlemlerim bu yöndeydi. Çekim yasası hakkındaki düşünceme gelecek olursak, her şeyi çekim yasasına bağlamayı zaten doğru bulmuyorum ama belirli bir düzeyde çekim yasasına inanıyorum. Çekim yasasını bilgi birikimine güvendiğim bir arkadaşım "Algıda Seçicilik" olarak yorumladı. Kimine göre tanrıdır, kimine göre evrendir, kimine göre algıda seçiciliktir yani neye bağlayacağınız ve nasıl yorumlayacağınız size kalmış. Çekim yasasını gözlemlediğim insanların da nasıl insanlar olduğunu söyledim. O kritik noktayı asla es geçmeyin.

 
Üst