• ADBlock (Reklam Engelleyici) aktif olduğunda sitedeki videoları görüntüleyemezsiniz. Videoları izleyebilmek için reklamengelleyicilerinizi devre dışı bırakmalısınız.

Eğlenceli Hikayeler Anlatamıyorum Beyler, Kimse Gülmüyor..

Betaboy

Üye
Katılım
29 Temmuz 2018
Mesajlar
236
Şehir
Konya
Evet arkadaşlar, bugün bahsedeceğim konuda konuşmaya çekinen, esprisine kimse gülmez diye hikaye-espri anlatmaktan ürken, acaba kız sıkılır mı, ya benim boş yaptığımı düşünürlerse diye içini karartan kardeşlerim için.

Öncelikle şunu söyleyeyim. Bu özellik, asla ve asla doğuştan gelen bir özellik değildir. Geliştirebilir bir durumdan ibarettir. Öyleyse vakit kaybetmeden direkt püf noktalarımıza geçelim.

1. HİKAYEMİZİN-FIKRAMIZIN EN CAN ALICI NOKTASI
Burada anlattığımızın hikayenin en komik noktasından bahsediyorum. Birçok insanda fark ediyorum. İnsanlar, hikaye anlatırken sanki Türk Ceza Kanunu'nun maddelerini okurmuşçasına sıradan ve hızlı bir şekilde anlatıp geçiyor ve komik olsa bile kötü bir şekilde aktardığı için insan, yüzünü oynatmaya dahi tenezzül etmiyor.

Şimdi dostlar, iyi hoş hikayenizi anlattınız, artık olayın en komik noktasına geldiniz. İşte tam o noktada 1 saniyeliğine konuşmaya ara verin. Ve bir anda sesinizi yükselterek (bağırarak değil tabii) altın vuruşu yapın.

Örn: Şimdi bir gün Temel-Dursun soygun olayına karışır. Ve bir anda polisler mekanı basar. Bu durumu fark eden Temel'le Dursun arkalarına bakmadan kaçar. Onları kovalayan polis bir anda bağırıverir: ''Kaçmayın ulan o*ospu çocukları!!!'' Temel olduğu yere yığılır ve bağırır ( 1 SANİYE ARA VER VE HEMEN ARDINDAN BOMBAYI PATLAT) (BU NOKTADA SESİNİ BİRAZ DAHA YÜKSELT)
''Beyler, siz devam edin, polis beni tanıdı...)

İlk önce normal yazı okur gibi okuyun ve hemen ardından benim dediğim şekilde okuyun. Aradaki farkı anlayacaksınız.


2. JEST VE MİMİKLER
Bu madde, en önemli maddelerden biri dostlar. Bazen arkadaşlarımız,hikaye anlatır ve aslında hikaye komik olmadığı halde onun biz surat ifadesine,mimiklerine güleriz. İşte jest ve mimikler burada kilit rolü oynuyor. Özellikle komedyenler, stand-up'çılar bunu çok iyi beceriyor. Normalde komik olmayan hikayeleri bile bu özellikler sayesinde harika bir şekilde komiklik katıyorlar hikayelerine. İnstagram'da Aykut Elmas'ı takip edebilirsiniz. Onun videolarını izleyin ve diyalog esnasında surat ifadesine dikkat edin. O kadar güzel kullanıyor ki anlatamam.

Peki biz nasıl yapabiliriz? Mesela şaşkınlık ifade eden bir cümle söyleceksin: ''Ohaaa, oğluumm nasıl başardın laan??'' İşte bu cümleyi söylerken yüzünüz, şaşkınlık ifadesine bürünecek. Gözlerinizin fal taşı gibi açılması, ağzınızın yuvarlak oluşturması, elinizi ağzınıza götürmeniz...

3. KONUŞMA DİLİ
Konuşma dili ne demek? Şimdi arkadaşlar, diyelim ki bir fıkra anlatıyorsunuz ve anlatacağınız fıkra da Karadeniz diline ait.
Adamın biri geldi dedi ki: ''Ula uşağum, bu da nedur da, başumuza cene iş almayalum?'' İşte siz bu konuşmaları, karşı tarafa aktarırken aynen bu dilde aktarın. Öyle İstanbul Türkçesine çevirmeye kalkarsanız komikliği şiddetli bir şekilde düşer.

Başka bir örnek arkadaşınıza kızla beraber neler konuştuğunuzu anlatacaksınız. Farz edin ki kız da o an sizinle konuşurken ince bir sesle, dişlerini sıkarak :''Mirabaaa,ee şey nabiiyoonnn.'' İşte siz burada gelip İstanbul Türkçesine çevirmeyin. Kızın konuştuğu şekilde taklit ederek anlatın. Yani kız o an nasıl dişini sıkarak konuştuysa siz de dişinizi sıkarak anlatın diyaloğunuzu, ince bir sesle ''Miraaabaaaa'' dediyse gelip de sesinizi kalınlaştırarak ''Merhaba''ya çevirmeyin. Komikliği düşer.
Bu başka insanların konuşma şekilleri için de geçerli. Gayet basit bir yöntem ve bir o kadar da etkili.

4. SES TONU
Burada ''Ses Tonu''muzu da iyi kullanmamız gerekir. Mesela komik olmayan yerleri biraz daha hızlı ve biraz daha kısık bir tonla anlatabilirken EN KOMİK YERİNDE sesinizi daha yükseltip biraz daha yavaş anlatmanız gibi. 1. Maddemizle bağlantılı desem yeridir. Ya da korkunç bir hikaye anlatırken sırf karşı tarafa o ''Korku'' duygusunu tattırabilmek için sesinizi daha kesik daha boğuk çıkarabilirsiniz. Hüzünlü bir hikaye anlatırken sanki ağlayacakmışçasına bir titrek ses çıkarmanız, karşı tarafa o duyguyu mükemmel bir şekilde yansıtır. Bu konuda Joker'i örnek alıyorum. Youtube'tan dinleyin, ne anlattığına bakmayın, ses tonunu nasıl kullandığına bakın. Öyle bir kullanıyor ki sıradan komik olmayan hikayelerde bile kahkahalara boğuyor insanı.

5.DUYGU KATMA (EN ÖNEMLİSİ)
En önemli maddemiz bu arkadaşlar. Biz insanlar,duygusal varlıklarız. Daima duygularımızı tatmin etmek isteriz. İşte bu yüzden en önemli madde bu. Duygusuz,sıradan konuşmalardan hepimiz sıkılırız. İşte bu yüzden konuşmalarımıza duygu katmalıyız ki insanlar bizi can kulağıyla dinlesin. Mesela bizler neden bir filmi,kitabı,diziyi beğeniriz? Çünkü orada duygu yoğunluğu vardır,çünkü orada duygularımızı hoplatan sahneler vardır. Özellikle filmlerin sonu böyledir. İster istemez ekrana kilitleniriz, sanki o anı yaşıyormuşçasına küfürleri,tepkileri fırlatırız ortaya. Aklımızı kurcalayan ''Acaba ne olacak,lan inşallah ölmez.'' soruları..

İşte biz de böyle konuşmalar yaparak insanları kendimize çekebiliriz. Peki bunu nasıl yapacağız? En başta bu duyguyu tekrar yaşayarak. Şöyle oturun kanepenin üzerine,kimsenin sizi rahatsız etmeyecek şekilde. Kapatın gözlerinizi, hayallere bırakın kendinizi. Farz edin ki heyecan duygusu eşliğinde anlatmak istiyoruz hikayemizi. Canlandırın anılarınızı. En son ne zaman heyecan duygusu yaşamıştın. Salın kendinizin ve o ana odaklanın tekrar yaşıyormuşçasına. Kendinizi sıkmayın, gayet gevşek olun. Ve sonra o duyguyu iliklerinize kadar hissettiğiniz o an ''evet,bu benim sesim.'' deyin. İşte bu çıkan sesiniz. Heyecanlandığınız andaki çıkan sesinizdir. Sonra derin bir nefes alarak normal modunuza dönün. Ve bu sesle birlikte hikaye anlatmaya başlayın. Bunu diğer duygular için de uygulayın. Korku,macera,heyecan,aksiyon,mutluluk,neşe,eğlence... Emin olun o kadar çok faydasını göreceksiniz ki. Bunu hissederek yapmak ayrı bir şey, duyguları hissetmeden yapmak apayrı bir şey. (Harun D'den alıntı, defalarca uyguladım ve cidden sonuçlarını da gördüm.) Bunu yaptıktan sonra aslında ne anlattığınızın,ne konuştuğunuzun hiçbir önemi olmadığını fark edeceksiniz. Ne söylediğin değil nasıl söylediğin önemli sözünü boşuna söylememiş atalarımız :)

Bunun yanında duygu dolu kelimeler de ekleyebiliriz. Nasıl mı?

Şimdi size normal bir hikaye anlatacağım:
Geçen akşam,dışarı çıktım ve karşıma adam çıktı. Korktum,koşarak eve gittim. Anneme bu olayı anlatırken ağladım ve bir bardak su içince rahatladım.

Ve bunu bir de duygu dolu kelimeler ekleyerek anlatalım:
Geçen akşam dışarı çıktım ve hiç beklenmedik bir anda karşıma adamın biri çıkıverdi. Elim ayağım birbirine dolaştı,ne yapacağımı şaşırdım. Arkama bakmadan öyle bir koştum ki Usain Bolt görse ayakta alkışlar. Eve varınca çığlıklar içinde hüngür hüngür gözyaşları sarf ederek anlattım ve bir bardak su içince yüreğime öyle bir su serpti ki anlatamam..

Aradaki farkı anladınız değil mi? Mesela burada bol bol deyim kullandım. Korktum yerine elim ayağım birbirine dolaştı. Ağladım yerine hüngür hüngür gözyaşları sarf ettim. Rahatladım yerine yüreğime su serpti..

Bir başka örnek:

Dün öğle arkadaşlarla kafeye gittim ama güzeldi. Soğuk bir şeyler içerken bir yanda güldük,eğlendik. Güzeldi ya..

Duygu dolu anlatım: Dün öğle bizim elemanlarla kafeye vardık ama efsaneydi haaa. Buuuzz gibi şeyleri yudumlarken bir yandan öyle bir güldük ki sana yemin ederim karnıma sancılar girdi, yaşadığımız anın dibine vurduk, harika bir gündü gerçekten..

İşte arkadaşlar. Olay bundan ibaret. Soğuk yerine buz gibi lafını kullandım. Güzeldi yerine efsane,harika.. Eğlenmek yerine anın dibine vurmak..

Ben bunu başarabildiysem eminim sizler de başarabilirsiniz.. En saçma,sıkıcı hikayelerde bile bunları kullanarak kahkahalara boğabileceksiniz insanları.

Sağlıcakla kalın :)
 

Betaboy

Üye
Katılım
29 Temmuz 2018
Mesajlar
236
Şehir
Konya
Bence anlatırken doğal olmak şart. Kasarak anlatırsınız 1-0 geride başlarsınız.
Haklısın fakat bunu içselleştirebilirsin dostum. Düşünsene muhabbetinden 1 gram zevk alınamayan insanı kim dinlemek ister ki? İşte bu konuda bir çözüm bulmalı kendisi için. Ortamları boşverdim, iş hayatını,ticaret hayatını da etkileyecek şeyler bunlar. Sürekli yapa yapa bir zaman sonra zaten içselleşecek. Burada verdiğim örneklerinin aynısını kullanacaksınız diye de bir şey yok. Kendi aksanınıza,hayatınıza uygun kelimeler de yerleştirebilirsiniz cümlelere.
 
Üst