Güç - Denge - Strateji

Katılım
21 Nisan 2018
Mesajlar
25
Beğeniler
68
Yaş
27
Şehir
Adana
#1
Strateji demişken aklıma her zaman yorumcularımızın, eski teknik direktörümüzün ve hakemlerimizin canlı yayında maç hakkındaki tahminleri gelir. Genellikle bu tahminleri yaparken ağızlarından “X takımının stratejisi ve taktiği” gibi ibareler çıkar. Hani vardır ya çok güçlü takımlar karşısında daha defansif oynama muhabbeti, aksine zayıf rakibe daha da yüklenilir ve daha atak bir futbol oynanır.

İşte bugün biraz o metaforları kullanmak istiyorum. Çünkü artık şu “STRATEJİ” kelimesini hayatımızda spor müsabakaları ve eğlence ile ilgili oyunlar dışında da kullanmaya başlamalıyız. Bunun ilk adımı kadınlarla & sosyal ilişkiler sahasında başlasa da siz; iş hayatınızda, eğitim hayatınızda, ileride yazacağınız raporlar ve girişeceğiniz diğer mücadelelerde kullanacaksınız. O nedenle bu kavrama aşina olmanızı isterim.

Gaerler ile mücadele yöntemini anlattığım bölümde karşı tarafın hata yapmasını bekleyin demiştim. Çünkü toplumumuzda çok büyük oranda erkek, kadınlarla nasıl ilişki kurulur bilmiyor. Daha önce de söylemiştim hala da iddia ediyorum bu oran %80 civarında, işte aslında o nedenle çok abaza var, işte o nedenle herhangi bir hedefe yaklaştığımızda onun kalkanlarının açık olduğunu, biraz kaba tabir ile götünün kalkık olduğunu görüyoruz. O nedenle kadınlarda erkeklere karşı bir önyargı yok değil. Ama işte o önyargıyı rakiplere yöneltmesini sağlamak ve farklı olmak asıl ulaşmak istediğimiz yer. Önceki bölümden hatırlayacağınız üzere bir noktanın üzerinde durmuştum: “Aceleci olmamak”

Sosyal ortamın gözde olan kızına yaklaşmakta oldukça acele eden rakiplerinizin olacağını ve bu aceleci tutumun hem itici hem de acizlik belirtisi olduğunu detaylıca yazmıştım. Peki bunca okuduğun yazılar, kitaplar ve kendi gelişimin için ayırdığın çaba ile sen neden kazanan olmayasın?
Şimdi biraz futbol meteaforu biraz da strateji dahil ederek devam ediyorum, şöyle ki; "Kazanamıyorsan, kaybetmeyeceksin!"

Diyelim ki bir teknik direktörsün, sürekli kaybeden çok gol yiyen bir takımın başına geçtin ilk olarak ne yaparsın? Mantıklı olarak gol atsan bile fazlaca gol yediğin için, ilk önce gol yememeyi takımına öğretirsin, işte bu minvalde baktığımızda kazanmak için ilk önce kaybettiren hareketlerden uzaklaşmak gerekmektedir. Hatta bazı arkadaşlar kaybettiren hareketlerden uzaklaştığında, yani gol yememeyi başardığında, artı olan özellikleri ön plana çıkacağından artık kazanan biri haline gelecektir. Peki nedir kaybettiren, nedir bir adamı eksiye götüren başlıca hareketler? Bunu kişisel özellikler ve bir kadına yaklaşırken sahip olunması gereken özellikler olarak 2’ye ayıracağım.

Kaybettiren kişisel özellikler;

  • Karakter sahibi olamamak
  • Kendisine değer verememek
  • Sosyallikten uzak (asosyal) olmak
  • İnsanlarla geçimsiz olmak
  • Çevresindeki insanlara faydasız olmak
  • Bencil & cimri olmak
  • Korkularının üzerine gidememek
  • Tembel olmak
  • Üretken olamamak

Karakter sahibi olmak: Aslında herşey düşünmek ve mantıklı olmak ile başlar, eğer bir insan için “karakter sahibi biri” sıfatını kullanıyorsak, o kişinin kendi doğruları, değer yargıları sevdikleri, önem ve değer verdikleri olmalı. Buna insan ancak düşünerek sorgulayarak ulaşabilir. Bu insanı diğerlerinden ayıran ve farklı kılan en temel yapıdır.

İşte düzgün adam olmak kavramını burada inceleyebiliriz. Örneğin: Ailesine önem vermeyen ve ailesiyle zaman geçirmeyen, kendisi namına değer verdiği hiç birşeyi olmayan kişiler karakter sahibi değildir. Çünkü değer verdiklerine zarar geldiğinde veya değer verdiklerinle alakalı önemli bir gelişme olduğunda hayatında ona öncelik verip herşeyi bir kenara bırakabiliyorsan karakter sahibisin.

Düşünsene hayatında değer verdiği hiç birşey olmayan insanları bir başkasının değer verdiklerine maşa olmaktan, başkalarının hayatında figüran olmaktan ne farkı vardır sizce? Ortada senin değerlerin olmazsa, ona saygı duyan kimse olmaz çünkü zaten ortada bir değer yoktur.

Hayatında değer verdiğin şeyleri düşün ve onları hiçbir zaman 3-5 dakikalık bir zevk için kenara atma, çünkü sen onları kenara attığında seni sen yapan karakterini de kenara atmış olacaksın.

Mesela bir kız için arkadaşını satan tipler var sen onlardan olma. Ya da ailen için önemli birgün ise senin orda olman gerekirken sen başka bir yerde olma, bu dünyanın en güzel kadını olsa bile, çünkü sen en değerli ve önemlisin, bırak o seni beklesin, işlerinin önceliğinin bitiminden sonra görüşmen gerekiyorsa görüş.

Hani kaltak diye tabir ettiğimiz kızlar vardır şu gün şu saatte işim var dersin, sana verdiği cevap: “Yok illa birlikte olalım” olur. Ardından sen işinin gerçekten önemli olduğunu söylersin o sana: “Benden daha mı değerli?” diye sorar ve seni test eder.

Bu örneği tamamlayarak devam edelim, burada olayın içine “DENGE” giriyor:
  • Eğer kafası basan biriyse zaten mantıklı olarak anlattığında anlayacaktır. Ama sevdiği için ufacık da olsa bir ısrarı olacaktır. Bunun nedenini sevgiye bağlayın.
  • Eğer sadece ben diyen biriyse ve senin ne yaptığın onun için önemli değilse bu senin suçundur. Çünkü sen bu izlenimi vermişsin, onun her dediğine tamam demişsin ki bu kadar rahat şekilde ısrar ediyor. Yani bundan önce karakterini “önem verdiklerini” karşındaki insana göstermemişsin.
Kaybettiren kişisel özelliklerin en başında değer yargıları vardır. Çünkü kişiliği değer yargıları oluşturur. Yukarıda aile örneğini verdim. Tabi ki önem verdiğiniz şeyler zaman zaman kişiler olmakla beraber, aktiviteleriniz, işiniz, eğitiminiz ya da hobileriniz olabilir. Değer verdiğiniz birşeyler olsun, ardından bunları hayatınızda sınıflandırın ve hepsini bir denge içinde tutun. Eksik kalan yanlar sizi mutsuz yapar. Hep iş derseniz, eğlenceden uzak kalırsınız tam tersi hep eğlence derseniz işlerinizden ve eğitiminizden uzak kalırsınız. Her değerli şeyin bir bedeli vardır. Hepimiz için en önemli nokta zamanımızdır. Zamanımızı nelere harcadığımıza baktığımızda değer verdiğimiz noktaları da görmüş oluruz.

Herşeyi boşverelim de, eğer tek bir şansımız ve geri dönmeyecek olan tek bir 90 dakikamız varsa bunu boşa harcamayalım.
 
Üst