Günlük Genel Kültür Yazısı -4 | Hocalı Katliamı

Bir sonraki konu tavsiyeleriniz neler ?

  • Sen bir şey bulursun

    Kullanılan: 3 60.0%
  • Aklımda bir kaç fikir var

    Kullanılan: 2 40.0%

  • Kullanılan toplam oy
    5
Katılım
18 Ağustos 2018
Mesajlar
110
Beğeniler
97
Yaş
18
Şehir
Tokat
#1
Utanarak söylüyorum ki bunu daha önce bilmiyordum. Artık cahilliğime mi verirsiniz bilmem artık. İşin güzel olan yanıda bu. Bir yerde duydum ve hemen not aldım ve öğrendim ki bunu mutlaka daha önceden bilmem gerekiyormuş. Telefon, bilgisayar, televizyon gibi aletlerin başında o kadar çok vakit geçiriyoruz ki gerçek hayatta neler oluyor neler bitiyor haberimiz yok. Masa başında saatlerimizi geçiriyoruz. Ömürlerimiz çürüyor. Bunu umarım herkes her şey bitmeden farkeder.

Bugün de dahil olmak üzere son üç gündür hep tarih konulu araştırmalarımı paylaşıyorum. Aklıma yazıların daha düzenli olması için haftanın belli bir günü tarih belli bir günü bilim ve teknoloji ve belli bir günü de sanat olmasını düşündüm bu yüzden bu bu haftaki son tarih yazısı. 5 ve 6. yazıları bilim 7. yazıyı da sanat olarak bölmeyi düşündüm.

Neyse fazla uzatmadan başlayalım.

İsim: Hocalı Katliamı
Tarih: 26 Şubat 1992
Saldırı Türü: KATLİAM

Bu bir katliam mı soykırım mı siz karar verin. Azerbaycan'ın Hocalı kasabasında büyük bir vahşet yaşandı. Bundan tam çeyrek asır önce. Kadınlar taciz edildi hamile kadınların karınlarından çocukları çıkarıldı. Çocuk yaşlı dinlemeden yapılabilecek tüm pislikleri yaptılar soysuz ermeni askerleri.

Şimdi kaynak belirtiyorum Vikipedi den bir alıntı yapacağım.
Ana madde: Karabağ Savaşı
Dağlık Karabağ bölgesinin en önemli tepelerinden birisinde olan Hocalı kasabası Ermeni güçleri için önemli bir askerî hedef niteliği taşımaktaydı.[13]. Kasaba Hankendi'yle Ağdam'ı bağlayan yolun üzerinde bulunup bölgenin tek havalimanı için üs konumundaydı. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporuna göre Hocalı kasabası Hankendi'yi top ateşine tutan Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri tarafından üs olarak kullanıldığı için Ermeni kuvvetler tarafından top ateşine tutulmaktaydı.[16]

Aralık 1991'de[16] Hankendi çevresinde yerleşen ve Azerilerin yaşadığı Kerkicahan kasabasının alınmasından sonra, Hocalı kasabası tamamen Ermeni ablukasında kaldı. 30 Ekim'den itibaren karayoluyla ulaşım kapanmış ve tek ulaşım vasıtası olarak helikopter kalmıştı. 20 Kasım 1991'de Hocavend semalarında Mi-8 helikopterin Ermeni kuvvetler tarafından vurulması ve sonuçda birkaç Azerbaycan devlet resmileri, Rus ve Kazak gözlemciler dahil 20 kişinin ölümünden[17] sonra, hava ulaşımı da kesilmişti. İşgalden önce 1991-1992 kış aylarında Hocalı sürekli olarak bombalanmıştır.[16] Hocalıdan çıkmış mültecilerin İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne söylediklerine göre, bazı durumlarda bombardımanlar açıkca sivil hedeflere karşı yönlendirilmiştir.[16] Saldırı öncesi, birkaç aydır kasaba elektrik ve gazdan yoksundu.[18]

936 km2'lik alana sahip, savaştan önce 2.605 aileden ibaret 11.356 kişinin yaşadığı Hocalı kasabası 26 Şubat 1992 tarihinde yağmaya[kaynak belirtilmeli] maruz kalmış ve kasaba tamamen yok edilmiştir. Uzun süre cesetlerin alınması bile mümkün olmadı[19]. Kasaba Alef Hacıyev komutasındaki yaklaşık 160 hafif silahlı kişiden oluşan Özel Polis Gücü (OMON) birlikleri tarafından savunulmaktaydı.[12] İlaveten 200 kişilik savunma kuvveti mevcuttu.[16]


Katliam
Hocalı Katliamı'nda hayatını kaybeden üç yaşındaki Gülmire Mehdiyeva ile beş yaşındaki başka bir kız çocuğunun Bakü'deki mezarları.
Ermeni güçleri 1992 yılının 25 Şubatı 26 Şubat'ta bağlayan gecede bölgedeki 366. Alayın da desteği ile önce giriş ve çıkışını kapadığı Hocalı kasabasında, Azeri resmî kaynaklarına göre, 83 çocuk, 106 kadın ve 70'ten fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 sakin öldürülmüş, toplam 487 kişi ağır yaralanmıştır. 1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, başları kesildiği görülmüştür. Hamile kadınlar ve çocukların da maruz kaldığı tespit edilmiştir.[20]

Eski ASALA eylemcilerinden Monte Melkonyan, Hocalı'ya yakın bölgede Ermeni askeri birliklere komutanlık yapmış ve katliamdan bir gün sonra Hocalı çevresinde gördüklerini günlüğünde anlatmıştır. Melkonyan'ın ölümünden sonra, Markar Melkonyan kardeşinin günlüğünü Benim Kadeşimin Yolu (My Brother's Road) başlığıyla ABD'de çıkardığı kitapta Hocalı Katliamı'nı şöyle tasvir ediyor [13]:

Bir gece önce akşam 11 civarında, 2.000 Ermeni savaşçısı, Hocalı'nın üç tarafındaki yüksekliklerden ilerleyerek, kasaba sakinlerini doğudakı açılışa doğru sıkıştırmışlar. 26 Şubat sabahına kadar mülteciler Dağlık Karabağ'ın doğu yüksekliklerine ulaşmış ve aşağıdaki Azeri kenti olan Ağdam'a doğru inmeye başlamışlar. Buradaki tepeciklerde yerleşen sivilleri güvenli arazide takip eden Dağlık Karabağ askerleri onlara ulaşmışlar. Mülteci kadın Reise Aslanova İnsan Hakları İzleme Örgütüne verdiği açıklamada "Onlar sürekli ateş ediyorlardı" diye konuşmuştu. Arabo'nun savaşçıları daha sonra uzun zaman kalçalarında taşıdıkları bıçakları kınlarından çıkartarak bıçaklamaya başlamışlar.
Şu anda yalnız kuru çimenden esen rüzgarın sesi ıslık çalıyordu, ve ceset kokusunu uçurması için bu rüzgar henüz erkendi.
Monte üzerinde kadınların ve çocukların kırılmış kuklalar gibi saçıldığı çimene eğilerek "Disiplin yok" diye fısıldadı. O bu günün önemini anlıyordu: bu gün Sumgayıt Pogromunun dördüncü yıldönümüne yaklaşıyordu. Hocalı stratejik bir amaç olmasından başka aynı zamanda bir öç alma eylemiydi.

Bugünkü Ermenistan cumhurbaşkanı ve savaş süresinde Karabağ'da Ermeni güçlerine kumandanlık yapmış Serj Sarkisyan'ın İngiliz araştırmacısı ve yazarı Thomas De Waal'a söylediklerine göre [12]:

Hocalıdan önce, Azerbaycanlılar bizim şaka yaptığımızı sanıyordu, Ermenilerin sivil topluma karşı el kaldırmayacaklarını sanıyorlardı. Biz bunu (stereotipi) kırmayı başardık. Ve olay işte bu. Ayni zamanda o delikanlıların arasında Bakü'den ve Sumgayıt'tan kaçanlarında olmasını anlamalıyız.

Ermenistan Maslahatgüzar'ı Movses Abelyan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na Ermenistan Dış İşleri Bakanlığı tarafından takdim ettiği mektupda, Azerbaycan'ın olayı "utanmazcasına kullandığını" söylemiştir. Abelyan, eski Azerbaycan cumhurbaşkanı Ayaz Mutallibov'un Çek gazeteci Dana Mazalova ile yaptığı ve 2 Nisan 1992'de Rusya'nın Nezavisimaya Gazeta gazetesinde yayımlanan röportaja dayanarak, sivillerin kaçışını kolaylaştırmak amacıyla Karabağ'daki Ermenilerin açmış olduğu dağ geçidinden yerli halkın kaçışının Azerbaycan Halk Cephesi militanları tarafından önlendiğini savunmuştur.[21]. Ayrıca Abelyan, Ermenilerin Azeri sivillere beyaz bayrak ile kasabayı terk etme çağrısında bulunduğunu söyleyen bir Azeri kadınının sözünden alıntı yapan İnsan Hakları İzleme Örgütü Helsinki Watch bölümünün Eylül 1992 raporuna dayanarak, gerçekten Azeri militanlarının kaçmaya çalışanları vurduğunu yazmıştır.[21]

Daha sonraki röportajlarda Mutallibov, Ermenileri kendi sözlerini bariz şekilde yanlış yorumlaması gerekçesiyle suçlamış ve sadece, "Azerbaycan Halk Cephesi Hocalı katliamının sonuçlarını kendi siyasi çıkarlarına kullandı" diye söylediğini vurgulamıştır.[22]

İlaveten, İnsan Hakları İzleme Örgütü İcra Direktörü, sivil ölümlere Karabağ Ermeni güçlerinin doğrudan sorumlu olduğunu, hem kendi raporu hem de Memorial'ın raporunun Azeri güçlerin sivillerin kaçışını engellediğine ve sivillere ateş açtığına dair argümanı destekleyen herhangi delilin içermediğini ifade etmiştir.[19]


Uluslararası tepki
İnsan Hakları İzleme Örgütü olayı Dağlık Karabağ Savaşı içerisinde yapılan en büyük katliam olarak nitelemiştir.[5]. Azerbaycan Parlamentosu 1994'te Hocalı'da yaşanan katliamı "soykırım" olduğunu ilan etti.[23]

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin 31 üyesi (12 Türkiye, 8 Azerbaycan, 3 Birleşik Krallık, 2 Arnavutluk, 1 Bulgaristan, 1 Lüksemburg, 1 Yugoslavya Federal Cumhuriyeti, 1 Makedonya Cumhuriyeti, 1 Norveç, 1 Polonya) tarafından imzalanan, Ermeniler tüm Hocalıları öldürdüler ve tüm şehri harap ettiler ifadesinin de yer alan ve 19. yüzyılın başlarından beri Ermenistan tarafından Azerilere karşı işlenen soykırım olarak tanınmaya adım atılması gerektiğini bütün parlamento üyelere söyleyen 324 nolu bildiri yayımladı.[24].

2009 Şubat'ında Kaliforniya Eyalet Alt Senatosu'nun üyesi Felipe Fuentes, Azerbaycan cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e yazdığı mektupda Hocalı olaylarını Azeri katliamı şeklinde nitelendirerek, kurbanların ailelerine başsağlığını sunmuştur.[25]

Cumhuriyet Senatosu (Meksika), 2011'de Hocalı olaylarını soykırım olarak tanımıştır.[26][27]

Azerbaycan Cumhuriyeti'nin resmi açıklamasına göre 106'sı kadın, 83'ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azerbaycanlının hayatını kaybettiği katliam, İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından Dağlık Karabağ'ın işgalinden bu yana gerçekleşen en kapsamlı sivil katliam olarak nitelendirildi. Sadece nitelendirildi ve sonra unutuldu.
 
Katılım
18 Ağustos 2018
Mesajlar
110
Beğeniler
97
Yaş
18
Şehir
Tokat
#2
15000 kelime sınırından dolayı part-2

Şimdi yine ben geldim

Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği Başkanı Cavid Aydın'ın bu konu üzerindeki ifadeleri de şunlardı: lütfen dikkatli okuyun

"Biz Azerbaycan tarafı olarak Hocalı'da 1992 yılında yaşanan olayı kesinlikle katliam olarak değil, soykırım olarak nitelendiriyoruz.

Katliam toplu bir kitlenin imhası olarak nitelendirilse de, soykırım ırka karşı yapılır. Özellikle Ermeni tarafının Hocalı'da yaptıkları olayları daha sonradan Türk ırkı üzerine yaptıklarını vurgulamaları üzerine veya anlatılan hatıratlar ve konuşmalarda bunu kesinlikle Türk ırkına bilerek yaptıkları için biz soykırım olarak nitelendiriyoruz

Yaşanan bu olayda sadece Azerbaycan resmi kaynaklarına göre sadece defnedilen şehitlerimiz sayısı 613 gözükse de, aslında bu sayının çok çok üzerindedir. Çünkü bin 275 rehine veya kayıp olarak gözüken sayıdan halen hiçbir haber alınamamaktadır. Zaten Hocalı kasabasının savaş başlamadan önceki nüfusu 10 bin civarındaydı. Ancak olayın yaşandığı tarihler itibariyle Hocalı'da 2 bin nüfus kalmıştı. Tabii Hocalı'da saklanan insanlar, Ermeniler tarafından ele geçirildikten sonra vahşice katledilmiş" dedi.

8 bin hikaye
8 bin nefes Nereye kayboldu ?
8 bin yaşam



Buraya dikkat

Ermenilerin de yazdıkları hatıralarında olayı doğruladığından bahseden Aydın, hiçbir ayrım yapılmadan insanlara işkenceler yapıldığını sözlerine ekledi. Hocalı'da yaşanan olayın sorumlularının kimler olduğunun ortada olduğunu açıklayan Cavid Aydın, "Bu zaten Ermeni bir doktorun yazdığı hatıratlarında, soykırıma maruz kalan çocukların nasıl derilerini yüzdüklerini, nasıl paramparça edip, 'kendi ırklarından olan köpeklere attık' gibi ibareler kullanarak, bunları kendi kitaplarında birebir anlatmışlardır. Yani bu Hocalı'da yaşananlar bizim için bir kanayan yaraydı.

Bu sadece Azerbaycan Türklerini değil, tüm Türk Dünyasını etkileyen bir olaydı. Çünkü Türklüğe karşı yapılmış bir soykırımdır. Bizim Azerbaycan tarafı olarak her zaman temennimiz, faillerinin bir an önce yargılanmasıdır. Hocalı soykırımının gerçek anlamda soykırım olarak kabul edilmesi ve Azerbaycan Türklerinin çektikleri acıların son bulmasını da istiyoruz. Faili meçhuller aslında bellidir. Halihazırda Ermenistan Cumhurbaşkanı Hocalı soykırımının yapıldığı dönemlerde komutanlık yapmıştır. Yani oradaki çetelerin birisinin komutanıydı. Bunları artık Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler biliyor. Ama ne yazık ki cezalandıramıyorlar. Maalesef bir haçlı yürüyüşü niteliğinde Azerbaycan Türklerine karşı yapılan bu olayı cezasız bırakıyorlar" şeklinde konuştu.

Uzak değil bundan 26 yıl önce Türklere yapılan soykırımlardan bir tanesi daha

Büyük Hun İmparatorluğu hakanı Metehan'ın tavsiyesine uyup tekrar bir oluruz. Zalimlere inat yaşasın cehennem diyorum. Bu tarihi acı gerçeği aklınıza kazımanızı da istiyorum. Unutmamak gerekir ki eğer bir soykırım unutulursa tekrar yaşanabilir. Bugünlük bu kadar esen kalın.

Bir sonraki yazı : Günlük Genel Kültür Yazısı -5 | Karanlık Madde
 
Son düzenleme:
Katılım
5 Haziran 2018
Mesajlar
199
Beğeniler
154
Şehir
Bursa
#3
bro kısaltmalısın insanlar bu kadar uzun şeyi aşırı ilgisi olmadığı sürece okumaz
 
Katılım
18 Ağustos 2018
Mesajlar
110
Beğeniler
97
Yaş
18
Şehir
Tokat
#4
bro kısaltmalısın insanlar bu kadar uzun şeyi aşırı ilgisi olmadığı sürece okumaz
Benim amacım bilgiyi isteyene laf olsun diye okuyana değil. Diğer yazılarım uzun değildi çünkü basit konulardı lakin bu çok ince bir konu bunda kısıtlama getiremezdim. Ama dikkate alacağım saol yorumun için
 
Üst