• ADBlock (Reklam Engelleyici) aktif olduğunda sitedeki videoları görüntüleyemezsiniz. Videoları izleyebilmek için reklamengelleyicilerinizi devre dışı bırakmalısınız.

Hayatının "Babası" Ol

Trygve

Üye
Katılım
11 Şubat 2019
Mesajlar
152
Şehir
Ankara
Bir insanın var olma ihtiyaçlarından muhtemelen en önemlilerinden birisi içerisinde yer alan adalet ihtiyacı cro-magnan ile başlayıp homo sapiens sapiens yani şu anki halimize kadar devam etmiş, evrimleşmiş ve bizimle beraber gelişmiştir.

Farz edelim, bundan binlerce yıl önce yaşamış olan Babil Kralı Hammurabi'nin zamanında iki insan kavga ediyor. Birisi diğerinin gözünü çıkarıyor. Bu durumda Hammurabi'nin kanunlarına göre diğerinin de gözü çıkarılırdı. Fakat günümüzde bırakın bunu, hâlâ ikiden fazla cinsiyet olduğunu savunan insanlar var. Hâl böyle olunca, kimse inkar edemez ki toplumsal yargı ve adalet unsuru- buna bağlı olarak insanın kendini savunma ihtiyacı değişiyor. İnsanlık gitgide atalarını inkar ediyor ve "cinsiyetsizleşme" sürecine giriyor.

Finlandiya'da "he, she" gibi olmayan, cinsiyetsiz bir artikel var. Hem erkek hem kadın yerine geçiyor yani. İsveç "cinsiyetsiz kreşler" kuruyor, FEMEN kudurmuş; Batı Avrupa erkekleri soyutluyor... Bunlara değinerek vakit geçirmeyeceğim zira ne kadar konuşursam konuşayım, bunların sonu gelmiyor. Konudan da sapmayalım :p

Böyle bir ortamdayız sevgili dostlarım. Spartalılar soyları kirlenmesin diye özürlü doğan bebekleri kurtlara yem ederken, günümüzde "bayan" dediğinizde bile sosyal ortamlarda linç yiyorsunuz. Dünya değişiyor ve boktanlaşıyor.

İşte tam bu ortamda, "daddy issues" dediğimiz mevzu doğuyor. Babası (!) "xx Prenses'in Tatlı Dünyası" diye YouTube kanalı açan kızlar. Beta annesi tarafından amını bir ödüllendirme silahı olarak kullanmayı öğrenen kızlar. İçten içe bir erkeğe hizmet için yanıp tutuşurken çevresindeki güçsüzlere değil de; güçlü, maskülinite seviyesi yüksek, liderlik vasfı olan, konuşmasını bilen ve hafif p*ç olan erkeklere. Gerçek bir "baba" olan erkeğe.

Yapılan bir deneye göre 1900'lülerin başlarında erkeklerin testosteron hormonu %100 seviyesi baz alınarak bir "yüzyıllık deney" yapılmış ve günümüzde bu %66 lara kadar düşmüş durumda. Üzülerek belirtmeliyim ki bu gidişle bir iki nesil sonra ise %40'ları görecek. Üzgünüm beyler, vajinasının içi alev alev olan ve bunu sinire vuran şişman, kızıl saçlı f*minist orospular bu gidişle işimizi bitirecek ve sosyal medya hiçbir işe yaramıyor. Aksine onların ekmeğine yağ sürüyor.

SİLKELENİP KENDİNİZE GELİN !

Hani senin "ya abi açılmaktan korkuyorum, çok değerli bir kız" dediğin kız var ya, geçen gece kendini "onunla da arkadaşım ya" dediği erkeğe siktirdi. Sen ne yaptın? Onun boynuna taktığı ve çocuğun onunla sevişirken "güzel gözüküyor" dediği kolyeyi üç aylık birikiminle aldın. Mesele şu ki, senin yanında bir kere bile takmaya tenezzül etmedi.

Kadınlar acımasız, kadınlar seveni değil sikeni seviyorlar, kadınlar mantıksız ve kadınlar basit. NEDEN ANLAMIYORSUN?

Bu hayattaki en değerli kişi, yine sensin. Sen kendine saygı duymazsan, kendini sevemezsen neden karşındaki kişi duysun ki?

Yapmayın etmeyin gençler. Instagram'da bok yığınıyla bulunan "çıtayı Allah katına çıkardı 😂😂😂😍😍😍" ilişkilerine mahkum mu olmak istiyorsuz? Bir vajina uğruna maymun mu olmak istiyorsunuz?
Hayır. Sen buradasın ve ismin Çağrı Taner olamaz :)

Bugün kendin için bir şey yap, uyan ve kendine gel. Stand-up programları izle bir iki espri kap. Dikkat çekici ol ve en önemlisi kendine saygı duy.

Kendi hayatının babası ol.

(Güncellenme ihtimali var, takipte kalın.) :)
 

pawelow

Üye
Katılım
26 Kasım 2018
Mesajlar
243
Şehir
Kayseri
insanın doğasında sevmek sevilme hissi var işte ne kadar önemseme desende bir yerden sonra faul veriyor
 

Trygve

Üye
Katılım
11 Şubat 2019
Mesajlar
152
Şehir
Ankara
insanın doğasında sevmek sevilme hissi var işte ne kadar önemseme desende bir yerden sonra faul veriyor
İşte, ben bu hissim yüzünden kendimi PUA bloglarında buldum. Eski ben olsam, inanamazdım bile bunlara. Fakat biliyor musun dostum, kimse sana bilginin mutluluğu getireceğini söylemedi. ;)
 

Kasrqaa

Fahri Üye
Katılım
5 Nisan 2018
Mesajlar
670
Yaş
21
Şehir
Eskişehir
Güzel bir konuya değinmişsin. Hayat bize verilen rpg oyunudur aslında :) biz yeteneklerimizi ne kadar geliştirirsek o kadar gelişiriz. Önceden hatırlıyorumda sevdiğim kadın çöllere düşecek bir mecnundum(övmek için değil ibret almanız için söylüyorum) sonrada öğrendim ki tüm kadınlar birbirlerinin birer kopyası. Hepsi güçlü erkeği arzuluyordu.
Bir erkeğe, kadınlar tarafından güçsüz olduğu hatırlatılınca erkeğin karşısına iki hedef çıkıyor. Ya güçsüz kalmak yada güçlü olmak. Tabi erkeklerin geneli güçsüz kalmayı seçiyor. Güçsüz olmak kolaydır günlerin çoğu sanal alemde(bilgisayarda) geçer ama güçlü olmak zordur çünkü günlerin çoğu gerçek alemde geçer.
 
Üst