• Yeni gelenler öncelikle Alfaloji Blog'da bulunan yazıları okusun.

İnsanın Doyumsuzluğu...

Katılım
23 Temmuz 2018
Mesajlar
55
Beğeniler
71
Şehir
Ankara
#1
Gün aydılanır, Odanın penceresinden içeriye doğru gün ışınları göze çarpar derken şu fikir akla gelir;


Ulan biz ne kadar doyumsusuz... Acıdır ki; En iyi hayata da sahip olsak, En sağlıklı bedenede sahip olsak, En çok paraya ve En güzel kadına da sahip olsak, En büyük mutluluklara ve hüzne de sahip olsak, En çok bilgiye de sahip olsak hep daha fazlasını hep daha fazlasını isteyeceğiz.

Peki ama neden? Cevap basit: Çünkü biz şükretmeyi bilmiyoruz insan ırkı olarak. Buna bende dahilim. Olmuyor aga olmuyor. Nedense içgüdülerim hep daha fazlasına itiyor beni, Bir şeyler eksik kalıyor votkanın yanında olmayan meyve suyu gibi ne bileyim zeytinsiz peynir gibi...

Okuduğunuz için teşekkürler.
 
Katılım
15 Haziran 2018
Mesajlar
125
Beğeniler
151
Şehir
Kayseri
#2
Gün aydılanır, Odanın penceresinden içeriye doğru gün ışınları göze çarpar derken şu fikir akla gelir;


Ulan biz ne kadar doyumsusuz... Acıdır ki; En iyi hayata da sahip olsak, En sağlıklı bedenede sahip olsak, En çok paraya ve En güzel kadına da sahip olsak, En büyük mutluluklara ve hüzne de sahip olsak, En çok bilgiye de sahip olsak hep daha fazlasını hep daha fazlasını isteyeceğiz.

Peki ama neden? Cevap basit: Çünkü biz şükretmeyi bilmiyoruz insan ırkı olarak. Buna bende dahilim. Olmuyor aga olmuyor. Nedense içgüdülerim hep daha fazlasına itiyor beni, Bir şeyler eksik kalıyor votkanın yanında olmayan meyve suyu gibi ne bileyim zeytinsiz peynir gibi...

Okuduğunuz için teşekkürler.
Mutsuzluğa sürükleyen şey bizi aynı zamanda. Ne olmak istiyorsun sorusuna "MUTLU OLMAK" dediğimde bana şaşırarak ve tekrardan "yani hangi mesleği seçiceksin" sorusuna çeviren insanların sahip olduğu pis kavram. Temel ihtiyaçları karşıladıktan sonra her şey lüks, artı benim gözümde çünkü insanın temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra kendi kendine mutlu olması gerekli neden derseniz şöyle cevap veriyim sen kendini arabam olsa keşke ulan ne güzel olurdu veya bizim arabada eskidi artık yenilesem keşke param olsada ufff diye içini çekerken farkında olmadan bilinçaltını şöyle kodluyorsun "bol bol paran olmadan, son model araban olmadan mutlu olamazsın" yani sen kendini sürekli şartlandırıyorsun bir şeylere ve kendini sürekli doyumsuzluğa ve beraberinde oluşan mutsuzluğa farkında olmadan çekiyorsun. Mutlu olmak, hayattan tek isteğim bu. Peki nasıl mutlu olurum? Temel ihtiyaçlarımı karşıladıktan ve hayallerimi hedeflerim haline getirip sevdiğim şeylerle hayatımı yaşayarak mutlu olurum. Bir sürü zengin, lüksün de lüksü, dudak uçuklatan rakamlarda paraya sahip olan insan var ki mutsuzluk yüzünden intihar eden. Para, lüks yaşam mutluluk getirseydi onlar neden intihar ederdi? çünkü insan kendi kendine yetip kendini sevmediği, mutluluğu sürekli başka şeylerde arayıp kendini şartlandırdığı sürece ASLA mutlu olamaz ve bu DOYUMSUZLUK onu elinde olan o kadar şeye rağmen, isterse en zengini, en lüks yaşama sahip olan insanıda olsa yine de onu mutsuzluktan kurtaramaz. Bundan sonra ne yapıyoruz? Temel ihtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra sahip olduğumuz her şeyi bir artık, bir lüks olarak görüp kendimizi şartlandırmayı bırakıyoruz. Burdan şöyle bir yanlış düşünce de çıkarabilirsiniz ben temel ihtiyaçlarımı karşılıyıp yatıyım, hiç çalışmıyım, bilgi kültür projeler neyime gerek kim uğraşıcak onlarla diye bir düşünceye asla kapılmayın çünkü çok yanlış bir düşünce. Hayatta her zaman hayallerimiz ve hedeflerimiz olucak. Her zaman bilgi ve kültür kazanmaya, kendimizi geliştirmeye devam edicez çünkü bunlar ölene kadar devam etmesi gereken sürekli olması gereken şeyler. Sadece kendimizi şu olsaydı keşke diye üzmeyi kesicez. Elimizde olanlara odaklanıp elimizdekilerle hedeflerimize ulaşıp daha iyilerine ulaşmak için çabalıyoruz ve mutlu oluyoruz. Hiçbir zaman kendimizi şu olsaydı keşke yaa üfffff tüh diye şartlandırmıyoruz. Baya da uzun yazmışım aynı zamanda satır aralarında da çok önemli şeyler geçti. Okuduklarınızı UYGULAYIP, MUTLU OLMANIZ dileğiyle.
 
Katılım
8 Ağustos 2018
Mesajlar
19
Beğeniler
20
Şehir
İstanbul
#3
Bana kalırsa insan oğlunu var eden doyumsuzluktur. Tıpkı tekeri bulduktan sonra arabayı, arabayı bulduktan sonra dizel olanını, dizelden sonra hybrid olanını bulmak gibi bir doyumsuzluk. Kötü örneklerini ele alırsak elbette aciz bir durum mesela bir kız arkadaş bulup, grup s’ks yapmak isteyeceğimiz bir kız daha bulmayı istemem bir doyumsuzluktur bu kötü olanlara bir örnek olsa gerek. Fakat ben doyumsuzluktan yanayım, fazlasını istemek bizi daima mükemmel olmaya götürür,
 
Katılım
15 Haziran 2018
Mesajlar
125
Beğeniler
151
Şehir
Kayseri
#4
Tek başına doyumsuzluk sadece mutsuzluk getirir. Çalışma, azim, düşünce ile beraber olduğunda o icatlar oluyor. Oturduğum yerden bmw veya villa istersem ve üzülürsem yok diye bu manasız bir doyumsuzluk olur. Onları elde etmek için çalışırsam ve elde edersem ve sürekli daha iyisi için çabalarsam da anlamlı bir doyumsuzluk olur.
 
Katılım
23 Temmuz 2018
Mesajlar
55
Beğeniler
71
Şehir
Ankara
#5
Çok mantıklı yorumlar geldi, İnsan oğlunun beyninin bir açığı herhalde bu dediğiniz gibi... Şu hayatta asla hedeflerimiz bitmeyecek o hedefler tamamlandığında yeni hedefler koyacağız kendimize. Bunu yapan hormonun dopamin olduğunu düşünüyorum... Biraz daha nörölojik ve psikolojik bakıyorum bu olaya... Çünkü öyle kodlanmışız ki şu şu olduğunda mükemmel bir mutluluk mükemmel bir hayata sahipsin falan diye hayır arkadaşım ilgisi yok...

İnsan kendinden kaçamıyor, Her şeyden önce psikoloji yeniden yazılması gereken bir işletim sistemi gibi dediğim gibi şükretmek kavramını ele alırsanız yerinizde sayarsınız ama mutlu olursunuz fazlasını isterseniz doyumsuzluk olur.

Hangi tarafı seçtiğiniz tarafınızı belirler aslında... Beta / Alfa..
 
Katılım
9 Temmuz 2018
Mesajlar
125
Beğeniler
40
Şehir
Antalya
#6
Gün aydılanır, Odanın penceresinden içeriye doğru gün ışınları göze çarpar derken şu fikir akla gelir;


Ulan biz ne kadar doyumsusuz... Acıdır ki; En iyi hayata da sahip olsak, En sağlıklı bedenede sahip olsak, En çok paraya ve En güzel kadına da sahip olsak, En büyük mutluluklara ve hüzne de sahip olsak, En çok bilgiye de sahip olsak hep daha fazlasını hep daha fazlasını isteyeceğiz.

Peki ama neden? Cevap basit: Çünkü biz şükretmeyi bilmiyoruz insan ırkı olarak. Buna bende dahilim. Olmuyor aga olmuyor. Nedense içgüdülerim hep daha fazlasına itiyor beni, Bir şeyler eksik kalıyor votkanın yanında olmayan meyve suyu gibi ne bileyim zeytinsiz peynir gibi...

Okuduğunuz için teşekkürler.
Dopamin bir güzel kalem aldığımızda hemen yazmak istiyoruz o an ders çalışmak bile az da olsa zevkli geliyor ama o kaleme sahibiz artık ne önemi var o kalem çok sıradan geliyor veya bir kadınla sevişmeden önce bu kadınla sevişsem dünyalar benim olur çok mutlu olurum diyorsun bir haz dan sonra çok sıradan yaptığın şeyin okadar da önemli olmadığını anlıyorsunuz aslında bunlar size mutluluk getiren şeyler değil hiçbir şeyden tam anlamıyla mutlu olamazsınız sadece bir haz yaşarsınız bir amaç belirlersiniz o olsa artık çok mutlu olucam hiçbir olumsuz şey olmayacak dersiniz ama hayatınıza her daim sorunlar çıkacaktır
 
Katılım
23 Temmuz 2018
Mesajlar
55
Beğeniler
71
Şehir
Ankara
#7
Dopamin bir güzel kalem aldığımızda hemen yazmak istiyoruz o an ders çalışmak bile az da olsa zevkli geliyor ama o kaleme sahibiz artık ne önemi var o kalem çok sıradan geliyor veya bir kadınla sevişmeden önce bu kadınla sevişsem dünyalar benim olur çok mutlu olurum diyorsun bir haz dan sonra çok sıradan yaptığın şeyin okadar da önemli olmadığını anlıyorsunuz aslında bunlar size mutluluk getiren şeyler değil hiçbir şeyden tam anlamıyla mutlu olamazsınız sadece bir haz yaşarsınız bir amaç belirlersiniz o olsa artık çok mutlu olucam hiçbir olumsuz şey olmayacak dersiniz ama hayatınıza her daim sorunlar çıkacaktır
Kesinlikle öyle... Bir diğer düşüncemde bildikçe mutsuzluğumuzu yitiriyoruz.. Yani bilmemek mutluluktur diye bir söz var çokça doğru bir önerme.
Bildikçe düşüncelerimizi uygulayamaz hale geliyoruz. Bilmek iyi midir kötü müdür? Araştırmak öğrenmek iyi midir kötü müdür? Neye göre kime göre...
 
Üst