• ADBlock (Reklam Engelleyici) aktif olduğunda sitedeki videoları görüntüleyemezsiniz. Videoları izleyebilmek için reklamengelleyicilerinizi devre dışı bırakmalısınız.

İşin havalı ve zor kısmı, Telekinezi ! - Parapsikoloji #2

maliblue

Fahri Üye
Sosyal Medya Editörü
Katılım
16 Eylül 2018
Mesajlar
152
Yaş
18
Şehir
Gaziantep
Bu işe hevesiniz varsa siz de bir an önce nesneleri uçurmak,ateşe yön vermek, psi ball göndermek, karşınızdaki kişiye komut vermek gibi havalı şeyleri arzuluyorsunuz demektir. Yazının ilk kısmında önerdiğim egzersizleri bir hafta boyunca yapmış; gevşeme ve konsantrasyon konusunda birkaç adım atmış olduğunuzu varsayarak sonraki kısma geçmek istedim. İlk kısımda başarı elde edemediyseniz burayı okumanın ve uygulamaya geçmenin faydası olacağını sanmıyorum. Her neyse, başlayalım.

Telekinezi
Telekinezi, canlı ya da cansız maddeler üzerinde düşünce enerjisinin yoğunlaştırılmasıyla etkiler yapabilme gücüdür. Diğer havalı adı ''Psikokinezi''dir
Telekinezi enerjisini tıpkı manyetik çekim gücünün mıknatıstaki etkisi gibi,elektrik enerjisinin ısı ve ışığa dönüşümü gibi cisimler üzerindeki etkisiyle fark edebiliriz.
Telekinezi kelimesi Tele(''uzaktan'' anlamına gelen Yunanca sözcüktür. Televizyon,telefon,telesekreter gibi...)+kinezi(hareket demek)= Uzaktan hareket anlamına gelir.

Gündelik hayatta ister istemez telekinezi yaparız ve bu olaylara da ''şans eseri oldu'' der geçeriz. Bu konuda Amerikalı Parapsikolog Rex Stanford ve ekibi birçok araştırma yaparak bunları kanıtlamış. Zar atma olayını düşünelim. Tavla oynarken sürekli istediği zarı tutturanları görmüşsünüzdür. Ya hile yapıyordur ya da gerçekten ''şanslıdır''... Şans ha? Kim inanırdı ki sigara içmekten bıyıkları sararmış Namık amcanın telekinezi yaptığına? Neyse, bu Stanford abimiz laboratuvarda yaptığı zar çalışmalarında, zarı atan kişinin konsantrasyonunu devam ettirdiği halde istediği sayıyı çoğunlukla getirdiğini kanıtlamış.

Nazar, Telekineziye Dayanır!
Anadolu'da binlerce yıldır halk geleneklerinde yaşatılan inançlardan birisi de nazar inancıdır. Nazar, Türkçe anlam olarak ''göz,bakış atma,bakma'' anlamlarına gelir. Hatta bilirsiniz ''Kem gözlere şiş'' denilen bir söz vardır. Kem, eski mısır tanrılarından biri olan Horus'un diğer adıdır ve Horus'un özelliği tek gözüyle dünyayı yönetebilmesidir. Bu bağlamda nazar boncukları Horus'un gözüne benzer. Bu arada Horus, şeytanın ta kendisidir. Yani insanlar şeytandan sığınmak için şeytana sığınırlar. Nazar boncukları bunu temsil eder. Bu da aklınızda kalsın beyler.

551

Nazar, gözlerden çıkan negatif enerjidir. Negatif enerjiyi hapsetmek için dünyanın birçok yerinde farklı objeler kullanılmıştır.

İnsanlar sürekli olarak çevresine pozitif ve negatif enerji yayarlar. Yani insan hem çevresine etki eder,hem çevresinden etkilenir. Bu bağlamda karşımıza çok önemli bir mekanizma çıkıyor: Bizden çıkan enerjiler çevreye gidip orada kalmazlar. Bir şekilde tekrar bize dönerler. Bunu bugün kuantum fiziği ve Budizm bile söylüyor. Bu yüzden sürekli negatif yaşayan insanlar asla bu döngüden çıkamazlar, negatif düşünen insanlar sürekli negatif şeylerle karşılaşırlar. Bu enerjilerden kurtulmamız şart.

Neyse, konudan fazla uzaklaşmayalım. Her düşüncemiz yoğun bir enerji yayımına sebep olur. Hani derler ya ''ne düşünürsen o'sun'' diye. İşte kanıtı... İnsanlarla sürekli birbirlerine etki ederler. Kapıdan içeri giren birine sempati-antipati duyma sebebimiz de budur. Enerjileri birbiriyle rezonansa girerse insanlar iyi anlaşırlar.


Konudan iyice saptım biliyorum fakat bunları bilmenizde fayda var. Şimdi, gelelim pratik telekinezi uygulamalarına,
Ha bu arada, aklıma bir şey takıldı. Hepimiz Einstein'ın ünlü E=mc'2 formülünü biliriz değil mi? Burada enerji-kütle eşitliğinden bahseder. Eğer düşüncelerimiz bir enerjiyse, bu enerjiyle neden kütlelere etki edemeyelim? :)

Ve işte Telekinezi uygulamaları;

1- Yanan bir mumu nefesinizden etkilenmeyecek bir uzaklıkta masanızın üstüne koyun. Odanızda alevi etkileyebilecek hava akımının bulunmadığından emin olun. Kapı ve pencereleri kapatın. Mum alevi düz olarak yanmalıdır. Mumun karşısına geçin ve oturun... Aleve konsantre olun... Kendinizi sıkmadan ve kesinlikle zorlamadan aleve bakışlarınızı yönlendirin. Düşüncelerinizi sadece alev üzerinde yapacağınız değişikliğe sabitleyin. Yoğunlaşın... Alevin sağa, sola ya da geriye doğru yatmaya başladığını düşünün, bunu isteyin... Konsantrasyonunuzu mümkün olduğunca uzatın. Konsantrasyonunuz bozulursa tekrar kendinizi yaptığınız çalışmaya yönlendirin. Sadece isteğinize konsantre olun. Gözlerinizi kırpabilirsiniz. Enerjinizi bu işe yönlendirirken, gözünüzün önünde alevin eğildiğini imajine ederek canlandırabilirsiniz. Unutmayın ki konsantrasyon çaba değildir... Konsantrasyon yoğunlaşmış dikkattir. Bu inceliklere çalışmanız sırasında önem verin. Her türlü çaba fiziksel olarak gerginlik yaratır. Ve her şeyden önemlisi enerjinizi serbest bırakmanızı engeller. Düşünce enerjinizi alevin bükülmesi için konsantre ettikten bir süre sonra serbest bırakın... Çalışmanızın en önemli noktası işte bu andır... Sonra tekrar konsantrasyonunuza devam edin... Ve birkaç dakika sonra tekrar serbest bırakınız... İşte o an alevi kontrol edebildiğinize şahit olacaksınız! (Pyrokinezi)

2-Bir kaseye üçte ikisi dolacak şekilde su koyunuz. Suyun üstüne bir parmak kalınlığında, yüzeyi kaplayacak şekilde zeytinyağı dökünüz. Bir dikiş iğnesi alarak her iki ucundan kibritlere hatırınız. Yavaşça iğnenizi zeytin yağının üzerine bırakınız. Böylelikle her iki ucu kibrite batırılmış iğneniz rahatlıkla zeytinyağının üzerinde yüzecektir. Zeytin yağının üzerinde hareketsiz duran iğnenize konsantre olun. İğnenizin yavaş yavaş hareket etmesini isteyin. Bunu zihninizde iyice canlandırın. Sonra düşüncelerinizi ve konsantrasyonunuzu serbest bırakın... Ve gelişmeleri hiç bir şey düşünmeden kayıtsızca gözleyin... Eğer hiç bir hareket olmadıysa birkaç dakika sonra aynı şeyi tekrar deneyin... (Hydrokinezi)

Şimdi size "'düşüncenin serbest bırakılması" ile ilgili Parapsikolog Enid Hoffman'ın "Develop Your Psychic Skills" adlı eserinden kısa bir bölüm aktarmak istiyorum:

"Bir öğrencim başından geçen ilginç bir deneyimini bana şöyle anlatmıştı: Bir kasenin içine su koymuş ve suyu kasenin içinde hareket ettirme egzersizleri yapıyormuş. Düşüncenin serbest bırakılması kısmına kadar alıştırmayı doğru olarak yapmıştı. Suya bakıyor ama herhangi bir hareket olmuyordu. Tam o sırada telefon çalmış. Poflayarak sandalyeden kalmış. Başarısızlık duygusu içinde telefona bakmış. Telefon görüşmesi bittikten sonra, çalışmasına devam etmek üzere geri döndüğünde kasedeki suyun bir kısmı dışarıya sıçrayıp masaya yayılmış vaziyetteymiş. Burada olan nedir? Deneyci telefona cevap vermek için kalktığında, dikkati başka tarafa yönlenmiş ve suyu hareket ettirme arzusunu serbest bırakmıştı."

Yukarıdaki yaşanan olaylara benzer para-psikoloji laboratuvarlarında yaşanmış çok sayıda olay rapor edilmiştir. Parapsikoloji literatürü incelendiğinde bu tür olaylar sıklıkla rapor edilmiş. Yukarıdaki örnekte deneyci önce enerjisine yön vermiş ve gelen telefonla bu kesintiye uğradığı anda sözü edilen "konsantrasyonun serbestleşmesi" meydana gelmiş ve arzu edilen sonuç deneycinin, deney başından ayrılmasıyla birlikte yaşanmıştır.

3-Çok sık yapılan zar atma deneyini uygulayacağız. 2 veya 4 tane zar alın. Zarları atmaya başlamadan önce l'den 6'ya kadar, altı adet farklı rakam belirleyin ve bir kağıda bunları not edin. Dört zarı da aynı elinize alın ve atmadan önce 15 - 20 saniye arzu ettiğiniz rakama konsantre olun ve o rakamın gelmesini yoğun olarak isteyin... İstediğiniz rakamın geldiğini düşünün. Onu gözünüzün önünde canlandırın. Yoğun konsantrasyonunuzu zarları tam elinizden çıkardığınız an kesin ve kayıtsızca zarları izleyin. O anda kesinlikle istediğiniz rakamı düşünmeyin. Zarların elinizden çıkış anından itibaren hiç bir şey düşünmeyin... Bu işlemi altı kez tekrar ettikten sonra sonuçlan not kağıdınızdan kontrol edin. Dört zar altı kez atıldığında olasılık hesaplarına göre, yirmi dört'te dört isabet tesadüfle açıklanabilir. Yani psişik hiç bir güç kullanılmadan bu rakama ulaşılabilir. Şans faktörüyle açıklanamayan bu ve bunun üzerindeki isabetli atışlar olacaktır. Dolayısıyla telikinetik gücünüzü gösteren rakam, en alt sınır 5 en üst sınır 24 olarak belirecektir.

4-Bu aslında en sevdiğim ve en başarı elde edilebilecek tekniklerden birisi. Bİr CD ya da disk şeklinde mukavva kartonu yere dik olarak şekilde iple tavana ya da benzer şekilde bir yere asın. Hani kuşları korkutmak için balkonlara CD asarlar ya, hah işte o şekilde. Bunu yaptıktan sonra nefesinizin temas etmeyeceği bir uzaklığa gidin. O diske odaklanın ve kendi etrafında dönmesini arzulayın.

Parapsikoloji nankör ve emek isteyen bir dal beyler. İki deneyip sıkılıp bırakmayla başarı elde edilmiyor maalesef. Biliyorum çok yorucu ve zaman isteyen bir dal fakat siz yapmak istiyorsanız başarı kaçınılmazdır. Bunları denediğiniz süreç içerisinde stresten ve negatiflikten uzak olduğunuza emin olun. Meditasyon yapmayı bırakmayın. Her meditasyonda içinize pozitif enerji dolduğunu hissedin. Kendinizi dev bir trafo gibi düşünün. İçinizde milyonlarca Watt enerji var, onu yönlendirin !

Devam edeceğiz... Lütfen denemeye devam edin ve yazıyla ilgili sorun olursa,aklınıza takılan yer olursa,öneriniz olursa lütfen bildirin.

*1-2-3. teknikler bu işte başarılı olan ve benim de takip ettiğim Ergun Candan'a aittir*

A presto amici!
 

good sire

Üye
Katılım
8 Temmuz 2019
Mesajlar
148
Şehir
Yalova
Hocam cidden bunlari deneyip basariya ulasan var mi , eskiden cok arastirirdim ve artik bana hic gercekci gelmiyor bu tur seyler
 
Üst