Kadın Düşmanlığının Beden Bulmuş Hali: Mizojini

Kuşçubaşı

Blog Yazarı
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
9 Nisan 2018
Mesajlar
171
Beğeniler
662
Şehir
Antalya
#1
mizojini-ic.jpg

Tarih boyunca, bilhassa ataerkil dönemlerin en etkili olduğu ve dinlerin dünyaya hakim olduğu tarihlerde, erkekler tarafından kadınlara karşı birçok antipati gelişmiştir. Bu antipati bazen aşırıya varan miktarda şiddet içerirken, bazıları ise sadece basit birer eleştiriden öteye gitmemiştir.

Peki erkekler neden kadınlara karşı antipati duyuyorlar ? Aslında, bu soru içinde birçok cevabı barındıran bir soru. Çünkü nasıl ki bir elin parmakları bir değilse, erkeklerin de hepsi aynı düşünce yapısına sahip değildir.

Mesela, dindar bir erkek için Havva'nın Adem'in aklına girerek şeytana uymasını istemesi ve Adem'in bu yüzden Havva ile birlikte cennetten kovulması kadınlara karşı olan düşmanlığı için yeterli bir neden olabilir.

Veya Schopenhauer ve Nietzsche gibi vaktinde sevdikleri kadınlardan birçok kazık yemiş ve ardından onlara düşünsel olarak düşman kesilmiş erkekler de var olabilir.

Yani, kadınlara olan düşmanlığı için kendince haklı sebep bulacak pek çok erkek vardır. Bu yüzden kadına olan düşmanlığı tek bir sebebe bağlamamak gerekir. Fakat, burada dikkati çekmesi gereken nokta, bu antipati oluşumunun bazı zamanlar oldukça kuvvetli boyutlara ulaşabileceği tehlikesinin farkında olmaktır.

Mesela, ortaçağ Avrupa'sında birçok kadın "cadı" denilerek Vatikan tarafından aforoz edilmiş ve canlı canlı yakılmıştır ve bu katliamlar 18. yüzyılın başlarına kadar gitmektedir. Bugün sırf bu yüzden öldürülen kadınların sayısı resmi kayıtlarda 2 milyondan fazladır. Bu yüzden, bugün ortadoğu ve Asya ülkelerine "kadın haklarını" öğretmeye çalışan Avrupa halkının bu konudaki geçmişini düşünürsek aslında başkalarından önce bunu kendilerine öğretmeleri gerektiğinin farkına varırız.

Son zamanlarda, bu konuyu inceleyen filozoflar bu durum için Yunanca bir kelime olan "Mizojini" kelimesini uygun bir tanım olarak görmüşlerdir ve bu durumdaki erkeklere ise "Mizojinist" denilmiştir.

Konuyu, meşhur bir mizojinist olan Nietzsche'nin şu sözüyle kapayalım:

"Kadın erkekten ölçülmez derecede daha kötüdür; daha akıllıdır da. Bir çeşit yozlaşmadır kadında iyilik."
 
Son düzenleme:

Godless-Alpha

Mekanın Sahibi
Yönetici
Katılım
28 Mart 2018
Mesajlar
587
Beğeniler
1,398
#2
Buram buram genel kültür kokuyor.
Günümüzde de bolca mevcut kadın düşmanlığı. Hani 2-3 yazı okuyan düşman kesiliyor.

Bu konu hakkında yazı yazmıştım ben de. Türkiye'de kadın düşmanlığını anlatmıştım.

Kadınlardan değil abazalardan nefret edin demiştim, daha çok şey demiştim ama özeti bu cümleydi yani :)

Güzel yazı her zamanki gibi.
 
Katılım
23 Nisan 2018
Mesajlar
15
Beğeniler
2
Yaş
21
Şehir
Bursa
#6
Avrupa halkının bugünkü insan haklarına saygısını sırf geçmişleri yüzünden görmezden gelemeyiz, bu yüzden görmezden gelirsek bunun çok büyük bir hata olduğu ortadadır.

"Kadın erkekten ölçülmez derecede daha kötüdür; daha akıllıdır da. Bir çeşit yozlaşmadır kadında iyilik."
Bu söz ise başlı başına dikkate almaya değer değildir. Sebebi ise herhangi bir bilimsel kaynağı referans göstererek yazmamış olması.
 

Kuşçubaşı

Blog Yazarı
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
9 Nisan 2018
Mesajlar
171
Beğeniler
662
Şehir
Antalya
#7
Avrupa halkının bugünkü insan haklarına saygısını sırf geçmişleri yüzünden görmezden gelemeyiz, bu yüzden görmezden gelirsek bunun çok büyük bir hata olduğu ortadadır.
Bugün tüm Avrupa ve ABD bize Ermeni soykırımını kabul ettirmeye çalışıyor. Peki kimdir bu konuda ısrar edenler ? Hindistan'da, Ortadoğu'da milyonlarca insanın kanını akıtan İngilizler; Kuzey Afrika'da milyonlarca insanın kanını akıtan Fransızlar; Güney Afrika sömürgelerinde milyonlarca insanı köle eden ve katleden Hollandalılar; milyonlarca kızılderiliyi öldüren ve siyahileri 1980'lerin başına kadar köle olarak gören Amerikalılar.

Bugün bu ülkeler bize diyorlar ki "Siz katliam yaptınız. Ermeni soykırımını kabul edin." Ne diyeceğiz peki onlara ? "Aa evet siz de eskiden katliamcıydınız ama artık çok düzeldiniz, o yüzden hadi biz Ermeni soykırımını kabul edip cezasını ödeyelim ama siz yaptıklarınızın cezasını ödemeseniz de olur."

Sonra da tüm Türk tarihi boyunca mal olarak anılalım. Ama biz bunu yapmıyoruz. Diyoruz ki; "Eğer bizim hesap vermemizi istiyorsanız, önce siz hesap verin."

Kadın hakları da aynı şekildedir, 18.yüzyılın başlarına kadar milyonlarca kadını katletmiş ve hala bunun hesabını vermeyen bir toplum, başka toplumları bu yüzden kınama ve cezalandırma hakkına sahip değildir. Sorarım; bugüne kadar Avrupalılar yaptıkları rezaletleri kabul eden kaç tane kitap yazmışlar, konferans düzenlemişler, insanları bilgilendirmişler ?

Bugün Avrupa'nın en kral tarihçisi olarak anılan Bernard Lewis bile kitaplarında Haçlıları, Hospitaler gibi sapkın ve müslüman düşmanı tarikatları, müslümanlara yapılan kıyımları ve hatta kendi içlerinde yapılan kıyımları bile övmeden geçmiyor.

Eğer hatalarını kabul etmiyorlarsa ve bunun hesabını vermiyorlarsa, o halde diğer toplumları da yargılamak gibi bir hakka sahip değildirler.
 
Katılım
23 Nisan 2018
Mesajlar
15
Beğeniler
2
Yaş
21
Şehir
Bursa
#8
Ermeni Soykırımı olarak bahsedilen şey devlet ve azınlıkların karşılıklı birbirlerine ait insanları katletmesi. Eğer bir yabancı Ermeni Soykırımı yapıldı diyorsa yüksek ihtimalle cahil bir milliyetçidir. Cahilden kastım; tarih bilmemek değil olarak devlet yapısını bilmemek. Yazdıklarından ötürü milliyetçi olduğunu düşünüp diğer yazdıkların hakkında bir şey yazmamaya karar verdim. Çünkü tartışma milliyetçilik tartışmasına kayacak gibi gözüküyor.
 

Kuşçubaşı

Blog Yazarı
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
9 Nisan 2018
Mesajlar
171
Beğeniler
662
Şehir
Antalya
#9
Ermeni Soykırımı olarak bahsedilen şey devlet ve azınlıkların karşılıklı birbirlerine ait insanları katletmesi. Eğer bir yabancı Ermeni Soykırımı yapıldı diyorsa yüksek ihtimalle cahil bir milliyetçidir. Cahilden kastım; tarih bilmemek değil olarak devlet yapısını bilmemek. Yazdıklarından ötürü milliyetçi olduğunu düşünüp diğer yazdıkların hakkında bir şey yazmamaya karar verdim. Çünkü tartışma milliyetçilik tartışmasına kayacak gibi gözüküyor.
Yok canım niye milliyetçilik tartışayım, tabi ki de istediğin gibi yazabilirsin. Ben Şarkiyat(Doğu) Felsefesi ve Yakın Dönem Tarihi araştırmacısıyım. Yani, eğer bu konularda bilgiliysen tabi ki de tartışalım. Mesela demişsin ki "Ermeni Soykırımı olarak bahsedilen şey devlet ve azınlıkların karşılıklı birbirlerine ait insanları katletmesi. "

Öncelikle "soykırım nedir ?" diye sormak lazım. TDK soykırımı "Bir insan topluluğunu soyca yok etme eylemi" olarak tanımlıyor. Yani koskoca bir ırkı ortadan kaldırma eylemidir soykırım. Yani senin dediğin gibi basit bir karşılıklı kan davası değildir, çok daha eksenlidir. Mesela Adolf Hitler'in 3.Reich'te Yahudilere uyguladığı ve açık bir şekilde onların soyunu kurutmayı planladığı şey bir soykırımdır, yani Yahudilerin de tabiriyle Holocaust.

Bu yüzden, Türkleri böyle büyük bir ithamla yargılamak gerçekten büyük bir tarih bilgisi ister. Çünkü bu çok ciddi bir ithamdır. Eğer biz soykırım yapmak isteseydik, bize en yakın olan ve en güçlü olduğumuz yerden başlardık, yani İstanbul'dan. İstanbul'da 1960'ların başına kadar 1 milyondan fazla Ermeni yaşıyordu. Eğer amacımız Ermeni soyunu kurutmak olsaydı bugün arkeologlar hala İstanbul'da Ermeni kemikleri buluyor olacaklardı.

Velhasılkelam, konudan çok uzaklaşmayalım. Batı'nın bizi bu konuda yargılaması olanaksızdır ve cahilcedir. Evet, o dönemde bölgedeki Rus Çarlığı'nın da kışkırtmalarıyla Ermeniler bölgedeki Kürt ve Türk köylerine saldırmış ve Türkler ile Kürtler de aynı şekilde cevap vermişlerdir. Ama bu hiçbir zaman bir soykırım olmamıştır. Bu olsa olsa yerel çatışmadır.

Ama Batı'nın Ortadoğu'da, Asya'da ve Afrika'da yaptıkları net bir şekilde soykırımdır. Bunu kendileri de inkar etmiyorlar, ama bu konuda susuyorlar ve konuşanları da susturuyorlar. Ne çabuk unuttuk Birleşmiş Milletler Meclisi'nde Fransayı ülkesinde yaptığı katliamlar için kınayan Kaddafi'nin mikrofununun susturuluşunu ?

Önce kendilerini yargılasınlar, eğer sıranın bize gelmesini istiyorlarsa.
 
Üst