• ADBlock (Reklam Engelleyici) aktif olduğunda sitedeki videoları görüntüleyemezsiniz. Videoları izleyebilmek için reklamengelleyicilerinizi devre dışı bırakmalısınız.

Konfor Alanının Dışına Çık!

Kuşçubaşı

Blog Yazarı
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
9 Nisan 2018
Mesajlar
279
Şehir
Antalya
İnsan başarısız olur, insan mutsuz olur, insan ümitsiz olur...

Çünkü bir türlü beceremez insan o rahat yastığına veda edip de harekete geçebilmeyi. Öyle bir konfor tuzağına düşmüştür ki, içinde bulunduğu vahim durumu anlayabilecek gücü dahi kalmamıştır.

Konfor bir tuzaktır!

Evet, bu konuda emin olabilirsiniz. Beyninizin en sevdiği şeylerden biri konfordur, ama aynı zamanda onu en hantallaştıran ve en zarar veren şey de bu vazgeçemediği konfordur.

Oysa dünyadaki tüm canlılar, eğer potansiyellerini tam olarak kullanabilseydi her şey çok daha farklı olabilirdi.

Farelerde yapılan bir deneyde fareler bir labirente koyuluyor ve bacaklarına da belli ağırlıklar sabitleniyor. Fareler bacaklarındaki bu ağırlıklar ile labirentte dolanıyor ve çıkışı bulmaya çalışıyor. Tabi bu süreçte bacak kasları da gelişmeye başlıyor. Farelerin bacak kasının hacmi ve gücü arttıkça da kilolar daha da arttırılıyor ve bu kas gelişimi devam ediyor.

3 ay kadar sonra, farelerde yapılan testlerde farelerin bacak bölümü ile ilgili 112 tane yeni genin aktif hâle geldiği görülüyor.

Yani, vücutta atıl halde duran genler aktif hâle geliyor ve farenin potansiyelini arttırıyor.

Peki farenin beyni bu süreçten hoşlanıyor muydu ? Yani, sonuçta hangi canlı ister ki karmakarışık bir labirentte ayağında koca koca ağırlıklarla gezmeyi ? Elbette farenin beyni bu durumdan hoşlanmıyordu, ama hoşlanmadığı bu durum onun gelişmesini sağlıyordu.

Bu ağırlık farenin bacağının gücü arttıkça da arttırılıyordu çünkü beyin 1 ay önceki ağırlığa da artık alıştığı için bu ağırlık da konfor alanının içine giriyordu ve vücut gelişimi duruyordu. Gelişime devam etmek içinse mevcut potansiyeli zorlamaya devam etmek gerekiyordu.

Şimdi, fareleri bir kenara bırakıp bizlere, Homo Sapienslere gelelim: meselâ bir kız görüyorsun, hoşlanıyorsun ve gidip konuşmak istiyorsun ama bir türlü yapamıyorsun. Neden yapamıyorsun ?

Çünkü bunu yapmak seni konfor alanının dışına itecek. Bu yüzden beynin seni konfor alanında tutabilmek için elinden geleni yapacaktır.

Peki, beynini dinle ve gidip o kıza açılma, konfor alanında kal. Ama unutma ki bunu yaparak olduğun yerde sayacak, asla gelişemeyeceksin.

Meselâ ben atölye düzenlediğim zamanlarda öğrencilerime birinci aşama olarak bir hafta boyunca günde 10 tanımadıkları erkekle sohbet etmelerini önerirdim. Bu mahallelerindeki bakkal, manav, BİM Kasiyeri ya da yolda yürüyen herhangi biri olabilirdi. Burada önemli olan beyne yeni insanlarla tanışmayı ve bunun zor bir şey olmadığını öğretmekti.

Bir hafta sonra beyin bu yeni duruma alışır ve bu durum onun konfor alanı içine girerdi. Bundan sonra da bir sonraki aşamaya geçip beyni yeniden konfor alanlarının dışına itmelerini söylerdim: Bir hafta boyunca günde 5 kızla sohbet et. Tanıdık tanımadık fark etmez. Sadece git sohbet et ve beyninin buna alışmasını sağla.

Bundan bir hafta sonra da bir sonraki aşamaya geçerdim öğrencilerimle: git ve tanımadığın 5 kızla sohbet et bir hafta boyunca.

Tabi bu süreçte potansiyelleri arttıkça da kişisel bakımlarına, davranışlarına, beden dillerine daha da önem verir hâle gelirlerdi.

Ve bu böyle devam ederdi, 1-1.5 ay sonra ise öğrencilerim kolayca set açabilecek seviyeye gelirlerdi ve flört ettikleri en az 5-6 tane kız olurdu. Böylece atölyeyi sonuçlandırırdık.

Onlara başlangıçta bir anda gidip de direkt açılış yapmalarını söylemedim. Kaldırabileceklerdi ağırlık 10 kilo iken ben onlara "50 kilo kaldırın" demedim. Önce 10 kilo, sonra 15 kilo, sonra 20,25,30...

Ve bu böyle devam ederdi. Beyinleri her alıştığı yeni durumda onları bir sonraki aşamaya yönlendirirdim.

Bugün bu sayede ilişkiler konusunda eğittiğim her bir öğrencimle gurur duyuyorum. Şu an hepsi birer centilmen ve kaliteli bir erkek.

Bunu da konfor alanlarının dışına çıkmalarına borçlular. Başka hiçbir şeye değil.

Siz de böyle yapmalısınız!

Evet biliyorum, korkuyorsun. Belki de kız seni reddedecek, belki tersleyecek. Bırak reddetsin, bırak terslesin. Beynini bu durumlara da alıştır ki bir noktadan sonra bu durumlar seni korkutmayacak hâle gelsin.

Yoksa dostum, olduğun yerde saymaya devam edeceksin.

Beyninin, vücudunun kimyasını bil, tanı. Konfor beyninin isteğidir, tercihidir ama bu konfor seni ya olduğun yerde saymaya ya da bulunduğun noktadan daha da geriye gitmeye iter. Oysa sen kendini zorlamalısın.

Güzel bir söz duymuştum bir zamanlar;

"Bir zorluğun üstesinden gelmek, bir başka zorluğun üstesinden daha gelme ihtimalini oldukça güçlendirmektedir."

Ne kadar doğru bir söz!

İYİ FORUMLAR!
 
Son düzenleme:
Katılım
26 Temmuz 2018
Mesajlar
120
Şehir
Bursa
evde gaz gelip dışarı çıktığında o gazın gitmesi ve bir isteksizliğin ve uyuşukluğun gelmesinin sebebi de konfor alanından çıkmamak için zihnin oluşturduğu bir bahane sanırım.

bunu aşmak benim için daha zor. korkuyu kendimi gazlayarak yenebilirim ama isteksizlik olunca direkt eve gidip uyumak istiyorum. amaaan kim uğraşacak be diyorum lakin bundan pişman olmuyorum. eskiden çok kafaya takardım lakin şimdi umursamıyorum. galiba beynim bu duruma alıştı. fakat ileri de pişman olmaktan korkuyorum.
 

Kuşçubaşı

Blog Yazarı
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
9 Nisan 2018
Mesajlar
279
Şehir
Antalya
evde gaz gelip dışarı çıktığında o gazın gitmesi ve bir isteksizliğin ve uyuşukluğun gelmesinin sebebi de konfor alanından çıkmamak için zihnin oluşturduğu bir bahane sanırım.

bunu aşmak benim için daha zor. korkuyu kendimi gazlayarak yenebilirim ama isteksizlik olunca direkt eve gidip uyumak istiyorum. amaaan kim uğraşacak be diyorum lakin bundan pişman olmuyorum. eskiden çok kafaya takardım lakin şimdi umursamıyorum. galiba beynim bu duruma alıştı. fakat ileri de pişman olmaktan korkuyorum.
İleride pişman olacaksın güzel kardeşim, buna emin ol. Konfor tuzağına düşme ve harekete geç çünkü başarı konforun bir adım ötesindedir.
 

Mr.Robot

Üye
Katılım
21 Nisan 2018
Mesajlar
190
Yaş
20
Şehir
Ankara
Teşekkürler hocam, bu baya iyiydi. Kızlarla konuşmak isteyenler ama konuşamayanlar 31 çekmeyi bıraksın. Bende de bu sorun vardı. Nasıl olsa çekip rahatlıyorum, neden uğraşayım diyordum. Ama birkaç ay çekmedikten sonra kudurdum resmen :D Daha sonra bir cesaret geldi yeter lan artık diyip konuşmuştum.
 

theturker

Üye
Katılım
10 Mart 2019
Mesajlar
136
Yaş
16
Şehir
Sinop
Güzel yazı bunun gibi başarıyla ve kişisel gelişimle ilgili yazıları daha çok atmalısın set açma başlıklarını görmekten sıkıldık senin yazı yazdığını gördüğümde başlığı okumadan giriyorum
 

Stanford

Üye
Katılım
8 Mayıs 2019
Mesajlar
27
Yaş
19
Şehir
İstanbul
Kuşçubaşı hocam her zaman konforu heyecana tercih etmek gerek. Fevkalade bir yazı olmuş.
 
Katılım
6 Nisan 2018
Mesajlar
224
Yaş
23
Şehir
İstanbul
Mutlu olmak istiyorsanız gerçekten konfor alanınızdan çıkıp korkularınızla yüzleşmeniz gerek. Götünüze kaçan özgüveninizi %200 arttırmak istiyorsanız bu şart. Ve aslında onların bir BOK olmadığını üzerine giderek deneyimlemeniz gerekiyor. Yemin billah olsun ilk açılışım da, Kuşçubaşı'nın dediği gibi beynim zonkluyordu, kalbim dışarı fırlayacak gibiydi ama ben o sesi susturdum çünkü o iyi bir şey değil biliyordum.. Ve gittim kızla konuştum, hatta iki kızlardı. Çok hoş olduğunu söyledim, tanışmak istediğimi ve bunu söylemeseydim daha sonradan pişman olacağımı söyledim ve elimi uzattım ve tanıştık.. tabi bunları ilk deneyimlerim olduğu için 23 nisanda şiir okuyan çocuk gibi söyledim. VE buna rağmen açıldığım kızın yanında ki kız bana '' çok özgüvenlisin bravo '' dedi ve daha sonra tüm gün ağzım kulaklarım da gezdim. Başarmanın verdiği haz çok güzel, tabi bunlar o zaman başarıydı şuan s*kimde bile olmayan şeyler :) sizin de öyle olacak ve artık hayatınız eskisi gibi olmayacak..

İstediğin her şey aynı zamanda seni istiyor. Ama onu elde etmek için harekete geçmek gerekiyor..
Kızlar kendine güvenen erkeğe hayır diyemez. Hayır dese bile, bilinki içinde bir evet saklıdır.
Bütün hayalleriniz gerçek olabilir eğer peşinden gidecek cesaretin olursa.
Akan su ile bir taş karşı karşıya geldiğinde akan su her zaman kazanır. Bunu gücüyle değil sürekliliğiyle yapar.
Israrla çalınan kapı elbet bir gün açılır, bu yüzden tekrar ve tekrar denemeniz gerekiyor.
Asla bi kızın size gelmesini beklemeyin çok beklersiniz sonra geçen yıllarınıza üzülürsünüz. Zaman o kadar önemlidir ki 100 metre koşucuları saliselere oynar, ben yalnız geçen onca yılım için çok kahroldum. Sizde bunun pişmanlığını yaşamak istemiyorsanız harekete geçecek ilk adımı siz atacak ilk kancayı siz takacaksınız. Hadi öptüm canıms bay :)
 
Üst