• ADBlock (Reklam Engelleyici) aktif olduğunda sitedeki videoları görüntüleyemezsiniz. Videoları izleyebilmek için reklamengelleyicilerinizi devre dışı bırakmalısınız.

Nasıl Düşünmeliyiz?

BarisD

Üye
Katılım
15 Haziran 2018
Mesajlar
282
Şehir
Kayseri

Sınav sistemlerinin bizi nasıl da hazırcı hale getirdiğini anlatan bir içerik var üstte. Önümüzde bir seçenek olmasını ve onların arasından birini tercih etmeyi bekliyoruz aynı zamanda farklı bir yaklaşımla yorumlandığında da hazır olan şeyler arasından birini seçmeyi deniyoruz. Yani kendi yolumuzu, seçeneğimizi oluşturmayı düşünmüyoruz bile çünkü sürekli test çözmemiz gerektiği, seçim yapmamız gerektiği ile telkinlendik ve kendi yolumuzu çizmeyi aklımızın ucundan bile geçirmez olduk. Sürekli ezberci olmayın, mantığını öğrenin, uygulayın uygulamadan öğrenemezsiniz gibi cümlelerle karşılaşıyoruz aynı zamanda biri çıkıp da demiyor ki buna uygun ortamı neden sağlamıyorsun eyyy devlet? Neden öğretmenler labaratuvarlara yılda en fazla 1-2 kere uğrayıp konuları deneysel olarak öğretmeye çabalamıyorlar? Ben size cevabı veriyim çünkü hiçbirinin s*kinde değil kimin nasıl öğrendiği veya öğrenemediği çünkü anlamayan insan yoktur anlatamayan öğretmen vardır nokta. Çoğu haftasonu kursuna da giriyim iyi para var haa arabamı yenilerim 2-3 senede derdinde. Hiçkimse ne ülkemizi ne de geleceğimizi düşünüyor herkes kendini düşünüp kendi çıkarları uğruna çalışıyor, işini düzgün yapanların yani gerçekten işinin hakkını vermeye çalışanların sayısı çok az. Kendi okulumda bile labaratuvarda malzeme eksiliyor, malzeme eksilmesin diye yılda 1 kere anca gidiyoruz onda da yabancı olduğumuz ortamı incelemekten düzgünce bir şeyler öğrenemiyoruz.

Birilerinin artık DUR demesi lazım. Kendi ailem bile artık sırtımı devlete dayadım diye mesleğinde gelişmeye çalışmıyor, nasıl daha faydalı olurum diye uğraşmıyor çünkü uğraştığı zaman ekstra bir şeyler katmıyor bu çabası ona ve uğraşanlarında uğraşmayanlardan hiçbir farkı olmuyor çünkü devlet ödüllendirmiyor daha çok çaba gösteren insanları. İnsanlar görevlerini nasıl daha iyi yaparım derdinde değil de nasıl daha çok para kazanırım derdinde ve sırf bu düşünce yüzünden hayat boyu mutsuz, yüzü gülmeyen, mağaza görevlisi onu mutlu ettiği zaman o mağazanın ürününü alan UnhappyPeople lar sürüsüne katılıyorlar ve bunun da farkında bile değiller.

Geçenlerde birisi bana gelecekte ne olmak istiyorsun diye sordu bende cevap verdim "mutlu olmak istiyorum" güldüler meslek olarak ne olmak istiyorsun yine dedim ki "beni mutlu edecek mesleği yapmak istiyorum" ve klasik başarısız insanlardan alınan başarı derslerinden verip " olum bah DoHToR ol bi profesör oldun mu ayda 50 bin lira, parasız mutlu olunmuyor ki bu devirde her şey para artık" dediler. Hadi ben doktor olmak istemiyorsam? Biliyorum ki doktorluk bana göre değil ve benim severek yapacağım ve kendimi işime vereceğim bir meslek değil yani ben doktor olursam çalışmış olacağım. Sevdiğim, beni mutlu eden mesleği yaptığımda da bir dakika bile çalışmış olmayacağım çünkü o artık bir tutku bir hobi oluyor benim gözümde. Severek yapıyorum bundan daha ötesi var mı ya? Mutsuz olduğundan dolayı hayatına son veren, intihar eden birsürü zengin var. Sadece para insanları mutlu etmeye yetseydi bu adamlar malmıydı da intihar ettiler? Demek ki sadece para yetmiyor hatta temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra gerek bile yok fazlasına. Ha çalışıp çabalamayalım mı bir şeyleri elde etmek için yapalım tabi bunu yaparken de illa bu olucak olmazsa ben mutsuz olurum diye de şartlandırmadan çalışalım. Televizyonda özendiriliyoruz zengin yaşamlara, kızdan ayrıldığı zaman 1 ay işe gitmeyip öküz gibi tatil yapıp sözde kafasını dağıtanlara. Sırf bu yüzden 1 senedir televizyon izlemiyorum.

Parayla mutluluk eşleştiriliyor sürekli televizyonlar da halbuki ne kadar saçma. İnsan temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra istediği her şey istektir çünkü ihtiyaç kavramından çıkmıştır o. Sen kendini arabam olmalı, arabam olmadan mutlu olamam diye şartlandırırsan veya medya aracılığıyla şartlandırılmana izin verirsen mutsuz olursun. Bence insan temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra mutlu olmalı ve mutluluğunun sebebi de kendini sevmesi olmalı çünkü ben kendimi sevmezsem mutluluğu yine başkalarının beni sevmesinde, takdir etmesinde ararım ve bu da bir şartlandırmadır mutlu olmak için.

Sırf farklı bir açıdan olaylara bakıyorum diye küçümseniyorum halbuki beni küçümseyenlerin de benden daha küçük olduklarını çok iyi biliyorum. Son 1 yıldır sevdiğim işi, projeleri yapıp kendi yolumu çizmem gerektiği düşüncesiyle hareket ediyorum. Kimsenin bana çobanlık yapmasına ihtiyacım yok, ben kendi hayatımın çobanıyım ve hayatımın ipleri benim elimde.

Umarım kafanızda birkaç soru işareti oluşturabilmişimdir siz yazıyı okurken ve hayatınızda ki bir şeyleri değiştirmeye karar vermişsinizdir. Mutlu olmak için temel ihtiyaçlarınızı karşılamanız ve kendinizi kendiniz olduğu için sevmeniz dışında hiçbir şeye ihtiyacınız yok. Tüm o gereksiz şartlandırmaları çıkarın bilinçaltınızdan.

Kendinize iyi bakın - bd38db
 

Alfa

Üye
Katılım
5 Mayıs 2018
Mesajlar
334
Şehir
Diyarbakır
Helal lan. Çok güzel düşünüyorsun cidden. Ama sistemin kölesiyiz yapabilecek bir şey var ama yok ☺
Şöyle düşún mesela ben sayısalcıyım o sayısal testlerini çözdükten sonra belli bir puanı alacam ve puanıma hangi meslekler gelecek ona bakacam severek yapabileceğim birini seçecem. Ya da şöyle bi meslek kafanda belirledikten sonra ( tabii ciddi anlamda doktor parası çok , öğretmen açıkta kalır gbisinden değil ) ve o mesleği kazanabilmek için elimden gelen en iyi şekilde çalışarak o mesleği elde edebileceğim en iyi üniversiteye gitmek.

Geçenlerde yolda karşılaşıp konuştuğum çok mütevazı bir insan şöyle demişti " Eşini bırakabilirsin ama işini bırakamazsın "
Hem de böyle düşün o adam redpill miş Pua ymış Alfa betaymış hiçbirini bilmediği hâlde öyle demişti.
 
Üst