• ADBlock (Reklam Engelleyici) aktif olduğunda sitedeki videoları görüntüleyemezsiniz. Videoları izleyebilmek için reklamengelleyicilerinizi devre dışı bırakmalısınız.

Nasıl Tanrı Olunur P5(Korku)

emayti

Üye
Katılım
4 Eylül 2018
Mesajlar
9
Şehir
İzmir
Hepimiz korkuyoruz.
Bazen korkularımız yaşadıklarımız olurken bazen de yaşayacağımızı tahmin ettiğimiz şeyler oluyor.
Peki ama korku saf bir şekilde var olamazken bizleri neden bu kadar sınırlıyor? Ya da nasıl bu kadar etkisi altına alabiliyor?

John Watson adında bir bilim adamı 1920 yılında, literatüre "Little Albert Experiment" olarak geçen, bilim camiasında etik bulunmadığı için bir çok farklı görüşe sahip bilim adamı tarafından suçlamalarla karşılaşan bir deney gerçekleştirdi.
Bu deneyin amacı korku dediğimiz kavramın özünde nasıl ortaya çıktığı ile ilgiliydi.
Deney, bizlerin korku algısını baştan sona değiştirdi.

Sağlıklı bir bebek olan Albert bir çok psikolojik teste tabi tutulur ve hiçbir şekilde korkusu olmadığı gözlemlenir. Bunun üzerine asıl araştırma başlar. Albert'ta sonradan edinilmiş korku yaratmak için, daha önce varlıklarından korku duymadığı fare,tavşan,köpek ve pelüş gibi oyuncakları, Albert'ın kulağına çok yakın bir noktaya bırakılan "dong" sesi ile birleştirme yoluna gidilir. "Dong" sesi ve hayvan eşleşmeleri arttıkça, artık Albert pelüş bebeklerin sadece varlığı anladığı an da bile korkudan ağlayıp zırlamaya başlar.

Peki bu deney bizlere neyi gösterir?

Bizlerin korkularımız diye adlandırdığımız, farkında olarak ya da olmayarak hissettiğimiz şeylerin aslında bizlerin gerçek anlamda korktuğu şeyler olmadığıdır. Yalnızca bilinçaltımızın, daha önce yaşadığımız olaylara ilişkin olarak bizleri uyarmasıdır.

İşin daha garip tarafı, bilinçaltının yaşamadığımız olayları bile yaşamış ve kötü sonuçla bitmiş olarak yansıtma olasılığıdır. Bunun temel nedeni de bir olayı yaşanmadan önce imgeleyerek o anı yaşamaya ve tahmin etmeye çalışmaktır.

Bakın bu dünyadaki her şey alışkanlıktır. Başarı,mutluluk,saygı,kadınlar hemen hemen aklınıza gelebilecek her şey sadece alışkanlıktan ibarettir. Bunun da anlamı sürekli olarak deneyeceğimiz şeyin sonunda bizler için normal olacağıdır.

Hatta Aristo'nun bu konu hakkında mükemmel bir sözü vardır:Bizler tekrar tekrar yaptığımız şeylerizdir. Mükemmelik bir eylem değil, alışkanlıktır.

Sen sokakta gördüğün harika bir kıza açılamazsan bunun sebebi, olabilecek en kötü ihtimali kafanda canlandırmandır. Yukarıdaki deney sadece fiziksel dünyada yaşadığımız ile ilişkili değildir, çünkü bilinçaltı her şeyi algılama kapasitesine sahiptir ve düşüncelerin algılanması onun için yaşanan bir olayın algılanmasından çok daha basittir.

O yüzden öğrenmen gerekiyor; sen korkmuyorsun. Sadece çekiniyorsun ve çekinmeni gerektirecek hiçbir şey yok. Eğer sen beynini kontrol edemezsen o seni kontrol eder. Hz. Ali'nin şu sözü belki daha iyi anlamanı sağlar; "Eğer düşündüğünüz gibi yaşamazsanız, yaşadığını gibi düşünürsünüz." Eğer sen korkunu kontrol etmezsen ona uyacak ve kendi korkularını,başarısızlıklarını,deneme hayaliyle yanıp tutuştuğun ama devinim gösteremediğin olayları haklı çıkaracak bahaneler üreteceksin. İşin üzücü tarafı beyin mükemmel bir bahane üretme mekanizmasına sahiptir.

Bu yüzden korkularınızın özüne inin. Her gün korktuğunuzu sandığınız bir şeyi yapın. Bir süre sonra sadece kaybetme korkusu kalacak. Onun içinde Marcus Aurelius'un şu sözlerini hatırlaman yeterli olacaktır: "Bir süre sonra her şeyi unutacaksın. Bir süre sonra da her şey seni unutacak." Bak tarihe senin gibi kendini önemli hisseden kaç milyar insan geldi geçti. Sen sadece devinimin bir parçasısın. Bunu bilerek yaşa. İraden dışındaki şeylere de kaygılanmayı bırak.

Gidip bir kızla konuşmak mı senin korkun?

O zaman yazdığım hiçbir şeyi okuma.
Kıza açılmaktan korkmuyorsun. Kendinden korkuyorsun. Kendinden utanıyorsun. Kendinden çekiniyorsun.

1939'da Danzig'de yaşayan insanlara bak ya da Auschwitz'i görmüş insanların söylediklerine. Fotoğraflarına da bakabilirsin, asıl korku o gözlerde. Senin iki kıçı kırık güzel kıza karşı konuşmanda değil. O yüzden ya söylediklerimi sindirmiş ol ya da beni hayatından çıkar.
 

TheRipper

Fahri Üye
Katılım
25 Mayıs 2018
Mesajlar
572
Şehir
İstanbul
Forumun gizemli adamı uzun zamandır aramızda yoktu :) Yazıların kaliteli dostum devamını bekliyoruz.
 

Sapienss

Üye
Katılım
1 Ağustos 2018
Mesajlar
105
Yaş
19
Şehir
Adana
Ben bu serinin en başından okuyacağın güzel yazılara benziyor
 
Üst